İşte küçük bir kızın cesareti ve polislerin dikkatiyle aydınlanan, gerilim dolu o hikaye:
Sıradan bir devriye görevi sırasında, beş yaşındaki Elif’in tavşanlı pijamalarıyla sokağa fırlayıp yatağının altında maskeli bir adam olduğunu iddia etmesiyle başlayan olaylar, başlangıçta bir çocuk hayal ürünü gibi görünür. Annesinin bile inanmadığı bu küçük kızın ısrarı üzerine güvenlik kameralarını inceleyen polis memurları, sadece o geceyi değil, ailenin günlerdir bir yabancıyla aynı çatı altında yaşadığı gerçeğiyle yüzleşirler. Görüntülerdeki korkunç detay, basit bir hırsızlık vakasından çok daha derin ve gizemli bir durumu ortaya çıkaracaktır.
Şehir, sokak lambalarının turuncu ışığı altında huzurlu bir sessizliğe bürünmüştü. İnsanlar evlerine çekilmiş, sokaklar sadece gece çalışanların ve sessiz adımların mekânı olmuştu. Gri renkli, karakteristik şeritli polis devriye aracı, mahalle aralarında yavaşça süzülüyordu. Direksiyonda Kowalev, yanında ise mesleğine sadakatiyle bilinen Melnikova vardı. Kowalev, "Bu gece çok sakin, sanki tüm şehir sözleşmiş gibi," diyerek esnedi. Melnikova ise tecrübenin verdiği bir sezgiyle, "Bu sakinlik genellikle fırtınanın gözüdür Kowalev, dikkatli olalım," diye cevap verdi.
Tam o sırada, bir apartmanın girişinden yalın ayak, sarı saçlı ve üzerinde pembe tavşanlı pijamalar olan küçük bir kız fırladı. Gözleri korkudan fal taşı gibi açılmıştı ve nefes nefese kalmıştı. Doğruca polis aracına yöneldi. Kowalev hemen frene bastı. Memurlar daha arabadan inerken küçük kız Melnikova’nın bacaklarına sarıldı. "Lütfen yardım edin! Yatağımın altında biri var... Maske takıyor!" diye bağırdı. Melnikova kızın önüne çömeldi, ellerini omuzlarına koyarak onu sakinleştirmeye çalıştı. "Tamam tatlım, buradayız. Annen nerede?" diye sordu. Küçük kız hıçkırarak, "Annem banyodaydı, beni ciddiye almadı. 'Korkma, sadece rüya' dedi ama ben onu gördüm. Siyah giysileri vardı, tıpkı bir ninja gibiydi!" dedi devamı icin sonrki syfaya gecinz...