Hikayenin devamı burada
Notu açtığımda elim titriyordu. Kağıt, Alex’in cüzdanında yıllarca taşınmış gibi yumuşak ve kenarları aşınmıştı. Üzerinde onun el yazısı vardı. Tanımamak imkânsızdı; alışveriş listelerine yazdığı o kendinden emin ama aceleci harfler.
“Eğer bunu okuyorsan, ben çoktan gitmişim demektir.”
Nefesim boğazıma takıldı. Aynaya baktım. Gözlerim büyümüş, yüzüm bembeyazdı. Lavabonun kenarına tutunmasam düşecektim.
“Bunu sana hayattayken vermeye cesaret edemedim. Çünkü seni üzmekten, hatta kaybetmekten korktum. Ama gerçeği bilmeye hakkın var.”
Kalbim deli gibi atmaya başladı. Otuz altı yıllık evlilikte, Alex’in benden sakladığı ne olabilirdi ki? Aklıma klişe korkular üşüştü: başka bir kadın, gizli bir çocuk, çift bir hayat. Midem bulandı.
Devamını okudum.
“Otuz yıl önce, bir cuma günü doktordan çıktım ve sana söylemedim. Çünkü eve gelip seni mutfakta şarkı söylerken gördüm. O an, o gülüşü bozmaya hakkım olmadığını düşündüm.”
Gözlerim doldu. O günü hatırlıyordum. Makarnayı taşırmış, Alex arkamdan gelip belime sarılmıştı. Hiçbir şey söylememişti.
“Bana kalbimde doğuştan bir sorun olduğunu söylediler. ‘Bir gün durabilir’ dediler. Zaman vermediler. Beş yıl dediler, belki on.”
Kağıt bulanıklaştı. Benim bilmediğim, onun her sabah benimle uyanırken taşıdığı bir ölüm ihtimali mi vardı?
“O günden sonra her şeyi biraz daha dikkatli sevdim seni. Market listelerini bile. Dişçi randevularını. Dış masalarda oturmayı. Seni dünyadan koruduğumu sanmam bundandı. Aslında seni kendimden sonraya hazırlıyordum.”
Bir hıçkırık kaçtı ağzımdan. Kapıyı kilitlediğim için şükrettim.
“Beni güçlü sandığını biliyorum. Ama korktum. Her gün. Özellikle mutlu olduğumuz günlerde. Çünkü mutluluğun biteceğini bilmek, onu yaşamaktan daha ağır bir yüktü.”
Alex… sen bunları tek başına mı taşıdın?
“Eğer benden sonra bunu bulursan, bilmeni isterim: Sana ihanet etmedim. Senden bir gün bile vazgeçmedim. Sadece seni üzmemeyi seçtim. Belki bu bencillikti. Ama seni ağlarken hayal edemedim.”
Gözyaşlarım notun üzerine damladı. Kağıdı göğsüme bastırdım, sanki kalbi hâlâ atıyormuş gibi.
Son satırlara geldim devamı icin digr syfaya gecinz...