Sevgi’nin sesindeki şaşkınlık, yerini hızla profesyonel bir ciddiyete bıraktı. "Anlaşıldı efendim. Operasyon bu gece başlıyor. Sizin için hazırda tuttuğumuz off-shore hesaplardaki likiditeyi devreye sokuyorum. Piyasanın en büyük 'akbabası' olmaya hazır mısınız?"
"Hazırım," dedim ve telefonu kapattım. Kucağımda mışıl mışıl uyuyan Ali’ye baktım. Az önce onun soyadını, geleceğini ve babasını elinden alanlar, aslında kendi sonlarını imzaladıklarını bilmiyorlardı. Sezaryen acısı hâlâ oradaydı ama ruhumdaki öfke, fiziksel acıyı tamamen bastırmıştı.
Hastaneden taburcu olduğum gün, Nermin Hanım’ın bıraktığı o 250 bin liralık çeki bir cam çerçeveye koydurdum. Evimin girişine, tam karşıya astım. Her sabah evden çıkarken o çeke bakacak ve bana yapılan o "sadakayı" hatırlayacaktım. Ancak artık o mütevazı evde yaşamayacaktım. Şehir merkezindeki o meşhur, güvenliği en üst düzeyde olan çatı katıma geri döndüm. Kimliğimi gizlediğim o iki yıl boyunca özlediğim tek şey, bu sessiz güçtü.
Operasyonun ilk aşaması tamamen görünmezlik üzerine kuruluydu. Cem’in ailesine ait holding, dışarıdan bakıldığında bir imparatorluk gibi görünüyordu; gayrimenkul, enerji ve tekstil alanında devasa yatırımları vardı. Ancak asistanım Sevgi’nin sunduğu raporlar, bu ihtişamın ardındaki çürümeyi gösteriyordu. Seçim yatırımları ve Cem’in lüks yaşam tarzı nedeniyle holding, nakit akışında ciddi bir dar boğaza girmişti. Büyük bankalara olan borçları, holdingin hisselerinin %40’ını teminat altına almıştı.
"Nereden başlıyoruz?" diye sordu Sevgi, ofisimin terasında İstanbul’u izlerken.
"Zayıf halkadan," dedim. "En çok borçlu oldukları o iki özel bankadan başla. Borç portföylerini paket halinde satın alacağız. Ama adımı asla kullanma. 'Gölge Yatırım Grubu' olarak bilinelim."
Haftalar geçtikçe, piyasada bir fısıltı yayıldı. Birileri, holdingin yapılandırılmış borçlarını sessizce topluyordu. Nermin Hanım ve ailesi, yaklaşan siyasi evlilik ve güç birliği hayalleriyle o kadar meşguldü ki, zeminin ayaklarının altından kaydığını fark etmiyorlardı. Cem, o dönemde magazin dergilerinde "yılın damadı" adayı olarak boy gösteriyordu. Yanındaki kadın, etkili bir siyasetçinin kızıydı. Fotoğraflarda Cem her zamanki gibi kibirli ve memnundu.
Ali’nin ilk gülücüğünü gördüğüm gün, holdingin en büyük alacaklısı konumuna gelmiştik. Artık sadece borçlarını değil, holdingin operasyonel haklarını da rehin almıştık devamı sonrki syfda...