Şehrin en lüks beş yıldızlı otelinin kapısına, üzerinde zamana yenik düşmüş bir ceket ve eski ayakkabılarla yaşlı bir adam yaklaştı. Adı Richard Morgan’dı. Elinde küçük bir çanta, belinde ise bir baston vardı. Ancak otelin kapısındaki güvenlik görevlisi, onu bir dilenci sanarak sertçe durdurdu. “Burası hayır kurumu değil,” diyerek yaşlı adamı aşağıladı. Çevredeki konuklar bu manzarayı alaycı bakışlarla izlerken, Richard’ın sakin tavrı hiç bozulmadı.
Resepsiyona yönelen yaşlı adam, otelin soğukluğuyla ünlü resepsiyonisti tarafından da aynı küçümsemeyle karşılandı. Kadın, otel fiyatlarını herkesin duyacağı şekilde bağırarak Richard ile dalga geçti ve onu bir köşede beklemeye mahkum etti. Dakikalar saatleri kovaladı; personel ve misafirler yaşlı adamı görmezden gelip onunla fısıldaşarak eğlenmeye devam etti. Richard, sabırla bir koltukta oturup kendisine reva görülen bu muameleyi sessizce not etti.
Richard sonunda müdürle görüşmek istediğinde, otel müdürü de aynı kibirle dışarı çıktı. O sırada temizlik görevlisinin bıraktığı kirli su kovasını öfkeyle kavrayan resepsiyonist, bir cinnet anında kovayı yaşlı adamın başından aşağı boşalttı. Lobide buz gibi bir sessizlik hakim oldu; herkes şaşkınlık içindeyken Richard sadece ıslanan ceketini çıkardı, yüzündeki kirli suyu sildi ve dik bir duruşla personelin gözlerinin içine baktı devamı icin sonrki syfaya gecinz...