37 yaşındaydım. Altı yıl önce hayatımın en mutlu günü olması gereken gün, en büyük kabusuma dönüşmüştü.
İkiz bebeklerime hamileydim. Doğum başladığında hastane odası bir anda kaosa sürüklendi. Doktorlar koşuşturuyor, makineler tiz seslerle alarm veriyordu. Kalbim hem korkudan hem heyecandan göğsümden fırlayacak gibiydi. Sonra bir anda… her şey durdu. Sessizlik çöktü.
Bir doktor bana yaklaşıp gözlerini kaçırarak konuştu:
“Bebeklerden biri… kurtarılamadı.”
Dünyam o an yıkıldı. Bana sadece bir bebeği verdiler. Diğerini hiç göremedim bile. Onun varlığı birkaç saniyelik bir cümleye sıkışıp kaldı.
Adını içimde yaşattım: Elif.
Kimseye söylemedim. Kızıma bile.
Diğer kızım Ceren büyüdü. Gülüşüyle, bakışlarıyla hayatımı ayakta tuttu ama içimde hep eksik bir parça vardı. O boşluk hiç dolmadı. Zamanla bu acı evliliğimi de parçaladı. Eşim dayanamadı, gitti. Geriye sadece ben ve Ceren kaldık.
Ceren ilkokula başlayacağı gün, onun için güçlü olmaya karar verdim. Gülümsedim, elini tuttum, “Her şey çok güzel olacak,” dedim. Ama içimdeki karanlık hâlâ oradaydı.
O gün okuldan döndüğünde kapıyı hızla açtı, çantasını yere bıraktı ve heyecanla bana döndü:
“Anne! Yarın bir tane daha beslenme hazırla!”
Şaşırdım. “Kime?”
“Kardeşime.”
İçimden bir şey koptu. Ama belli etmemeye çalıştım. “Ceren, senin kardeşin yok.”
Kaşlarını çattı. “Var. Yanımda oturuyor. Adı Elif.”
Kalbim bir an durdu.
Bu ismi ona hiç söylememiştim.
Dizlerim titrerken sordum: “Neye benziyor?”
“Bana benziyor. Aynı benim gibi. Sadece saçını ters taraftan ayırıyor.”
Sonra küçük pembe kamerasını uzattı. “Bak, fotoğrafını çektim.”
Ellerim titreyerek fotoğrafa baktım.
İki kız çocuğu… Yan yana duruyordu.
Aynı yüz. Aynı gözler. Aynı küçük ben.
Ceren… ve onun aynısı.
O gece sabaha kadar uyuyamadım. Aklımda tek bir soru vardı: Bu nasıl mümkün olabilirdi?
Ertesi sabah onu okula ben götürdüm. Kapının önünde çocuklar içeri giriyordu. Ceren bir anda heyecanla işaret etti:
“Anne! Orada!”
Başımı kaldırdım.
Ve nefesim kesildi.
Karşımda duran kız… gerçekten de Ceren’in aynısıydı. Ama bu bile beni asıl sarsan şey değildi.
Onun elini tutan kişiyi gördüğüm an dünya yeniden başıma yıkıldı devamı icin sonrki syfaya gecinz...