Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Babamın Eski Gömleklerinden Mezuniyet Elbisesi Diktim! Herkes “Paçavra” Diyerek Dalga Geçerken Müdürün Açıklamasıyla Tüm Salon Buz Kesti

Yazar: • 13.04.2026 17:06

Babamın Eski Gömleklerinden Mezuniyet Elbisesi Diktim! Herkes "Paçavra" Diyerek Dalga Geçerken Müdürün Açıklamasıyla Tüm Salon Buz Kesti!

Annemi ben doğarken kaybetmiştim; bu yüzden dünyadaki tek dayanağım, beslenme çantamı hazırlayan, pazar günleri krepler yapan ve saçlarımı örmeyi bile internetten izlediği videolarla öğrenen babamdı. O koca yürekli adamı, Kemal’i, en büyük hayali olan lise mezuniyetimi göremeden, aylar önce akciğer kanserinden kaybettim. Mezuniyet balosu geldiğinde diğer kızlar lüks ve pahalı kıyafetler seçerken, benim tek bir isteğim vardı: O gece babamı kalbimin üzerinde taşımak. Onun her gün işe giderken giydiği o eski gömleklerini kutudan çıkardım ve teyzemin de yardımıyla onlardan kendime bir mezuniyet elbisesi diktim. O elbiseyi giydiğimde babamın bana sarıldığını hissediyordum.

Fakat baloya gururla adım attığım an her şey kabusa dönüştü. Sınıf arkadaşlarım bana iğrenerek bakıp, "Okul hademesinin toz bezlerinden mi diktin o paçavrayı? Gerçek bir elbise alacak paran yok mu?" diyerek tüm salonun ortasında beni aşağıladılar. Gözyaşları içinde yerin dibine girmek isterken, okul müdürü Selim Bey aniden müziği susturdu.

Müzik aniden kesildiğinde, devasa balo salonundaki o alaycı kahkahalar havada asılı kaldı. Sadece topuklu ayakkabıların mermer zemindeki tedirgin tıkırtıları duyuluyordu. Selim Bey, elindeki mikrofonu sıkıca kavrarken yüzünde daha önce hiç görmediğim kadar sert, bir o kadar da acı dolu bir ifade vardı. Gözleri doğrudan az önce bana hakaret eden Melisa ve Berk’in üzerinde, ardından da omuzları çökmüş, gözyaşları içinde kapıya doğru kaçmaya hazırlanan benim üzerimde gezindi.

"Eğlenceye devam etmeden önce hepinizin bilmesi gereken önemli bir gerçek var," dedi tok ve yankılanan bir sesle. "Özellikle de az önce bir arkadaşınızın kıyafetiyle, onun yoksulluğuyla alay etme cüretini gösterenlerin çok iyi dinlemesini istiyorum."

Salon o kadar sessizleşti ki, kendi kalp atışlarımı kulaklarımda duyabiliyordum. Selim Bey yutkundu, gözlüğünü hafifçe düzeltti ve konuşmaya devam etti: "Sizin 'hademenin toz bezleri' diyerek aşağıladığınız o kumaş parçaları... Onlar, bu okulun koridorlarında, siz sıcak sınıflarınızda rahatça ders dinleyin diye gecesini gündüzüne katan, o emektar gece bekçimiz ve temizlik görevlimiz Kemal Efendi'nin iş gömlekleridir. Evet, Elif'in babası Kemal Bey."

Salonda ufak bir şaşkınlık mırıltısı dolaştı. Çoğu kişi benim babamın bu okulda çalıştığını bilmiyordu. Çünkü babam, benim boynum bükülmesin, 'bekçinin kızı' diye dışlanmayayım diye benimle okulda asla yan yana gelmez, uzaktan sevgiyle izlemekle yetinirdi.

Selim Bey, ceketinin iç cebinden katlanmış, kenarları hafifçe sararmış bir mektup çıkardı. "Kemal Bey vefat etmeden sadece iki hafta önce, hastane odasında beni yanına çağırdı. Nefes almakta bile zorlanıyordu. Bana bu zarfı verdi." Selim Bey'in sesi titriyordu. "İçinde ne vardı biliyor musunuz? Sadece bu mektup değil. Zarfın içinde, Kemal Bey'in son bir yılı boyunca, kendi kanser tedavisi için ayrılan o küçücük fonu, kuruşu kuruşuna biriktirdiği parası vardı. Neden biliyor musunuz? Berk, sen özellikle iyi dinle."

Gözlerimi kocaman açarak müdüre bakıyordum. Babamın böyle bir parası mı vardı? Varsa neden kendi canı için kullanmamıştı?

Selim Bey derin bir nefes alarak devam etti: "Bu okul her ne kadar elit bir kolej olsa da, geçen kış okulun vakıf fonu iflasın eşiğine geldiğinde, içimizdeki bazı burslu öğrencilerin ödenekleri kesilmek zorundaydı. O öğrencilerden biri sendin Berk. Babanın işleri bozulduğunda ve okul taksitini ödeyemediğinde seni okuldan atmamak için çırpınmıştık ama vakfın gücü kalmamıştı. Kemal Efendi bunu duyduğunda, 'Hiçbir çocuk eğitiminden mahrum kalmasın, hele ki benim Elif'imin sınıf arkadaşları asla boynunu bükmesin' diyerek kendi tedavi masrafından kıstığı o parayı, gizlice vakfa bağışladı."

Berk'in yüzü bembeyaz oldu. Çevresindeki arkadaşları ondan bir adım uzaklaşırken, az önce o küstahça kahkaha atan çocuğun gözleri dehşetle büyümüştü...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress