Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Babamın Eski Gömleklerinden Mezuniyet Elbisesi Diktim! Herkes “Paçavra” Diyerek Dalga Geçerken Müdürün Açıklamasıyla Tüm Salon Buz Kesti

Yazar: • 13.04.2026 17:06

"Evet Berk," dedi Selim Bey acımasız bir netlikle. "Senin o çok güvendiğin kibrini, o pahalı takım elbiseni ve bu okulda şu an mezuniyet sevinci yaşamanı sağlayan kişi, az önce 'paçavra' dediğin o gömleklerin içindeki adamdı. O adam, o gömlekleri terleterek kazandığı helal parayı, kendi canı pahasına senin eğitimine yatırdı."

Salon ölüm sessizliğine bürünmüştü. Melisa elleriyle ağzını kapatmış, utançtan kıpkırmızı olmuştu. Berk ise olduğu yere yığılacak gibi duruyor, titreyen dudaklarından tek bir kelime bile çıkmıyordu. Benim ise gözyaşlarım artık üzüntüden değil, göğsümü çatlatan o devasa gururdan akıyordu. Babam... Benim canım babam, sadece benim için değil, bana kötülük yapacak olanlar için bile kalbini siper etmişti. O emektar gömlekler meğer sadece bir babanın alın terini değil, bir kahramanın tarif edilemez fedakarlığını taşıyormuş.

Selim Bey elindeki mikrofonu yavaşça indirdi. Kürsüden indi ve kalabalığı yararak bana doğru yürümeye başladı. Yanıma geldiğinde, şefkatle gülümsedi ve elini uzattı. "Bu gece burada en pahalı, en değerli elbiseyi sen taşıyorsun kızım. Çünkü o elbise ipekle değil, onurla, vefayla ve bu dünyadaki en büyük sevgiyle dikilmiş. Eğer baban burada olsaydı, seninle ilk dansı yapmak için can atardı. Bana bu onuru bahşeder misin?"

Gözyaşları içinde başımı salladım. Selim Bey'in elini tuttuğumda, hoparlörden babamın o pazar sabahları evde açıp benimle mutfakta döndüğü o eski, nostaljik şarkı çalmaya başladı. Selim Bey ile dans ederken, salonun her köşesinden yavaş yavaş alkış sesleri yükselmeye başladı. Önce tek tük başlayan bu alkışlar, saniyeler içinde devasa bir tufana dönüştü. Tüm okul, öğretmenler, veliler ve az önce bana gülen o öğrenciler... Herkes ayakta, gözyaşları içinde beni ve babamın hatırasını alkışlıyordu.

Berk yavaşça yanımıza yaklaştı, başı öne eğikti. Gözlerinden yaşlar süzülürken sadece, "Affet beni Elif... Babandan da, senden de çok özür dilerim," diye fısıldayabildi ve koşarak salonu terk etti. Melisa ve yanındakiler de utançla başlarını eğmiş, kalabalığın arasına karışıp karanlıkta kaybolmuşlardı.

O gece, babamın kollarının beni o gömleklerin içinden sımsıkı sardığını hissettim. O, bana sadece hayatta kalmayı değil, dimdik durmayı, intikam almak yerine merhametle ve onurla koca bir salonu nasıl yerle bir edebileceğimi öğretmişti. Babam bedenen o salonda yoktu belki ama ruhu, giydiğim o gömleklerde, yankılanan o alkışlarda ve kalbimin her bir atışında yaşamaya devam ediyordu. Ben o gece, lüks kıyafetler içindeki bir kız değil, dünyanın en kahraman babasının asil kızı olarak mezun olmuştum. Ve bu, dünyada giyilebilecek en paha biçilemez zırhtı.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress