Murat’a âşık olduğumda yirmi dört yaşındaydım. Hayatın planlı, düzenli ve güvenli bir yol üzerinde ilerlediğini sanıyordum. İki yıl sonra Elif doğdu. Onu ilk kez kucağıma aldığımda dünyam tamamlanmıştı. Murat’ın gözlerindeki gururu hatırlıyorum; o günlerde gerçekten bir aile olduğumuza inanıyordum.
Sonra Murat terfi aldı.
Yeni kartvizitiyle birlikte eve daha geç gelmeye başladı. Telefonu sessizdeydi ama yüzündeki gizli gülümsemeler sesini ele veriyordu. Mesailer uzadı, hafta sonu toplantıları arttı. Bir süre sonra gerçeği öğrendim: Benden yedi yaş küçük bir kadın hayatımıza girmişti. Boşanma hızlı oldu. İmzalar atıldı, eşyalar paylaşıldı, anılar bölündü. Murat o kadının yanına taşındı. Ben ise Elif’le kaldım.
İştirak nafakasını yatırıyordu. En alt sınırdan. Her ayın beşinde, banka bildirimi gibi duygusuz.
Bekar bir anne olmayı öğrendim. İndirim kovalamayı, geceleri hesap yapmayı, Elif uyuduktan sonra sessizce ağlamayı… Ama hiçbir şeye hazırlıklı değildim, o öğleden sonrasına kadar.
Elif beş yaşındaydı. Evimizin önünde bisiklete binerken düştü. Önce sıradan bir kazaydı sandım. Ama hastanede çekilen filmde bacağındaki kırık net bir çizgi gibi görünüyordu. Doktor ameliyat gerektiğini söyledi. Üstelik çocuk ortopedisi uzmanı gerekiyordu. Sigorta masrafların tamamını karşılamıyordu.
Önüme konan tutar 180.000 TL’ydi.
Dizlerimin bağı çözüldü.
Murat’ı aradım. Sesim titremesin diye pencereye bakarak konuştum.
“Elif’in ameliyat olması gerekiyor. Yardımına ihtiyacım var.”
Kısa bir sessizlik. Ardından sıkılmış bir nefes.
“Şu an o kadar param yok.”
O an yutkunduğumu hatırlıyorum. Gururum boğazımda düğüm oldu. “Tamam,” diyebildim sadece.
Üç gün sonra telefonum çaldı. Üniversiteden bir arkadaşım, “Bunu görmen lazım,” diyerek ekran görüntüsü attı.
Murat beni sosyal medyada engellemişti. Ama fotoğrafta netti: Kaputunda kırmızı kurdele olan sıfır kilometre bir araba. Yanında Murat. Yüzünde o tanıdık, kendinden emin gülümseme.
Altında şu yazıyordu: “Canıma küçük bir sürpriz.”
O an içimde bir şey koptu.
Hemen aradım.
“Elif’in ameliyatı için paran olmadığını söylemiştin.”
“Araba hediye,” dedi ters bir sesle. “Eşim için. Bu başka bir konu.”
Başka bir konu.
Telefonu kapattım. Konuşsam kırıcı olacaktım. Bağırmak istedim ama Elif yan odada oyuncak bebekleriyle konuşuyordu.
Bir süre öylece oturdum.
Sonra Murat’ın hiç beklemediği bir telefon görüşmesi yaptım.
Avukatımı aradım devamı icin sonrki syfaya gecinz...