“Arabayı durdur,” demişti Arman.
Daniel’in tereddüt eden sesi hâlâ kulaklarında çınlıyordu: “Efendim…”
“Durdur.”
Siyah araç fren yapınca şehrin uğultusu bir anlığına geride kaldı. Arman kusursuz takım elbisesiyle kapıyı açıp indi; yağmurun ince iğneleri yüzüne vurdu. Sanki biri onu adıyla çağırmış gibi, düşünmeye fırsat bulamadan çamura doğru yürüdü. Terk edilmiş inşaat alanının girişinde iki küçük gölge vardı: altı yaşlarında bir kız ve kollarında kirli bir beze sarılı bir bebek. Kızın gözleri, çocuk gözlerinden çok daha ağırdı; dünyanın en acımasız matematiğini ezbere biliyordu: hayatta kalmak.
“Eğer ona dokunursan…” demişti kız, sesi ince ama çelik gibi sert, “bağırırım. Ve ısırırım.”
Arman başını sallamıştı, hayatında ilk kez bir sözleşmenin şartlarını okumadan kabul eder gibi. “Pekâlâ… o zaman her şeyi senin istediğin gibi yapalım.”
O an, bebek yeniden zayıf bir ses çıkardı. Çok küçük bir inleme. Sanki ses bile para harcaması gereken bir şeymiş gibi cimriydi.
Arman elini daha da geri çekti, avuçlarını görünür şekilde açık tuttu. “Sadece konuşacağım,” dedi. “Hiçbir şey yapmayacağım. Adın ne?”
Kız bir an yutkundu; boğazı kuru bir düğüm gibi. “Lina,” dedi fısıltıyla. Sonra bebeği daha da sıkıştırdı. “Bu da… Noah.”
Noah’ın gözleri kapalıydı, yüzü sapsarı. Yağmurla ıslanmış bez, onun minik göğsüne yapışmıştı. Arman’ın içinden bir şey, yıllarca duvar örerek sakladığı o boşluk, birden çatladı. Bu bir merhamet değildi; bu daha keskin bir şeydi. Sanki hayat, ona geç kaldığı bir borcu fırlatıp “öde” diyordu.
Arman yavaşça ceketini çıkardı. Daniel hemen atılacak gibi oldu. “Efendim, yapmayın—”
Arman tek bir bakışla susturdu onu. Ceketi yere sermedi; çamura değmesini istemediği için değil, Lina’nın “yaklaşma” çizgisini aşmamak için. Ceketi iki eliyle havada tutup bir bayrak gibi gösterdi. “Bununla sadece üstlerini örteceğim,” dedi. “İstersen kendin al. Ben yaklaşmayacağım.”
Lina, Arman’ın ellerine değil, yüzüne baktı. Bir yalan arar gibi. Ardından bir adım attı, sonra bir adım daha… her adım, bir uçurumdan geçmek gibiydi. Ceketi kaptığı anda geri sıçradı; Noah’ı örttü. Bebek bir an daha rahat nefes alır gibi oldu devamı icin g'rsele ilerleyn...