Zengin iş adamının görkemli cenazesi biter bitmez, on yaşındaki Alex kendini buz gibi bir ormanda, ıssız bir yol kenarında buldu. Babasının ölümünden sadece iki yıl önce hayatlarına giren üvey annesi Victoria, lüks cipin kapısını açıp çocuğu dışarı itti. Kadının bakışlarında ne bir pişmanlık ne de bir acıma vardı. “Babanın tüm mirası artık benim, sen ise sadece ayak bağısın. Şimdi git ve sakın geri gelme,” diyerek motoru çalıştırdı. Küçük çocuk, kar taneleri yüzüne çarparken siyah aracın uzaklaşmasını çaresizce izledi; babasını daha yeni toprağa vermişken şimdi de hayatını kaybetmek üzereydi.
Victoria, şehre dönerken zafer sarhoşluğu içindeydi. Kocasının ani ölümünden sonra tüm servetin tek sahibi olacağını düşünüyordu. Ancak küçük Alex’in o ıssız yolda ölüp gitmesine izin vermeyecek biri vardı. Babasının yıllardır sadık yardımcısı ve Alex’in gizli koruyucusu olan şoför, Victoria’nın hareketlerinden şüphelenmiş ve onu takip etmişti. Alex, donmak üzereyken sadık dostu tarafından bulundu ve güvenli bir yere götürüldü. Bu sırada Victoria, bir ay sürecek lüks bir tatile çıkarak zaferini kutlamaya başladı.
Bir ay sonra, güneşten yanmış ve üzerinde pahalı kıyafetlerle malikaneye dönen Victoria, hayatının şokunu yaşadı. Kapıdaki güvenlik görevlileri onu içeri almadı. Öfkeyle bağıran kadına karşı görevli sadece, “Hanımefendi, bu mülke girmeniz yasak,” dedi. Victoria kahkaha atarak evin sahibi olduğunu iddia etti ama gerçek sandığından çok daha farklıydı. Kocasının ani ölmeden önce hazırlattığı son bir sürpriz vardı ve bu sürpriz Victoria’nın tüm planlarını yerle bir etmek üzereydi devamı icin digr syfaya gecinz...