O an kapıda, ailenin yıllardır yanında çalışan ve Victoria’nın her zaman küçümsediği emektar hizmetli Margarita göründü. Yanında ise dimdik duran küçük Alex vardı. Meğer babası, Victoria’nın niyetini önceden sezmiş ve vasiyetini son gününde değiştirmişti. Tüm mal varlığını oğluna bırakmış, Alex reşit olana kadar da güvenilir bulduğu tek kişi olan Margarita’yı vasisi tayin etmişti. Victoria’nın elinde sadece sahte bir sevgiyle elde ettiği birkaç mücevher dışında hiçbir şey kalmamıştı.
Güvenlik görevlisi, Victoria’ya kocasının vasiyetindeki son notu iletti: “Sadece kendi paranla aldıklarını alıp gidebilirsin.” Victoria’nın kendi parası hiç olmamıştı; her şeyi kocasının servetiyle almıştı. Genç kadın, soğuk bir kış günü Alex’i terk ettiği o yol gibi ıssız ve parasız bir geleceğe doğru uzaklaşmak zorunda kaldı. Alex ise babasından kalan gerçek mirasın para değil, sadakat ve sevgi olduğunu anlayarak yeni hayatına ilk adımını attı.