
“680 lira,” dedi kurye.
Kocam şaşkın şaşkın bana baktı. Ben bebeği kucağıma almış, sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi ona gülümsedim.
“Param yok ki,” dedi kocam fısıldayarak.
“E o zaman aç kalırsın herhalde,” dedim aynı onun tonuyla.
Bir an göz göze geldik.
Sonra yavaş yavaş anladı.
Yüzü kıpkırmızı oldu. Cüzdanına baktı, sonra bana, sonra poşete.
Kurye sabırsızca ayaklarını yere vuruyordu.
En sonunda kocam cebinden telefonunu çıkardı, bana uzattı:
“Öde şunu.”
“Ben mi? Ben bütün gün evde oturuyorum ya, param mı var sanki?” dedim masum masum.
Kurye gülmeye başladı.
Kocam utançtan yerin dibine girdi. En sonunda kendi kartıyla ödedi.
Yemekleri masaya koyduk. Hiç konuşmadan yedik.
O günden sonra bir daha “Yemek nerde?” diye bağırmadı.
Şimdi bebek ağladığında kalkıyor. Bulaşık makinesini boşaltıyor. Çamaşır asıyor.
Bazen gece yarısı uyanıp “Süt ısıtayım mı?” diye soruyor.
Dersini almış.
Bazen bir Adana kebap, bir künefe bütün terapilerden daha etkili oluyor 😏