“Babaannen yıldızları çok severdi,” diye devam etti. “Her gece bahçeye çıkar, çay içer ve yıldızlara bakardık. O her zaman aynı şeyi söylerdi.”
“Ne söylerdi?” diye sordu Emir.
Yaşlı adam gökyüzünü işaret etti.
“Bir gün biri giderse, diğeri yıldızların altında beklemeye devam etmeli. Çünkü hatıralar en çok geceleri konuşur.”
Emir’in boğazı düğümlenmişti.
“Babaannen hastalandığında bana bir söz verdirdi,” dedi yaşlı adam. “Ben gidersem, bahçeye çıkmaya devam et dedi. Sandalyeyi koy, gökyüzüne bak ve beni unutma.”
Yaşlı adamın sesi biraz titredi.
“Ben de söz verdim.”
Bahçede rüzgâr hafifçe esiyordu. Dut ağacının yaprakları hışırdıyordu.
“Yıllardır her gece buraya geliyorum,” dedi yaşlı adam. “Bazen rüzgâr esiyor, bazen yıldızlar çok parlak oluyor… ve o anlarda sanki yanımda oturuyormuş gibi hissediyorum.”
Emir dedesinin gözlerine baktı. O gözlerde yalnızlık kadar sevgi de vardı.
“Hiç gelmedi mi?” diye fısıldadı Emir.
Yaşlı adam hafifçe gülümsedi.
“Geliyor,” dedi. “Hatıralarda.”
Emir o an dedesinin neden her gece burada oturduğunu gerçekten anlamıştı. Bu bir alışkanlık değildi. Bu bir söz, bir sevgi ve bir bağlılıktı.
Ertesi gece Emir yine pencereden baktı. Dedesi her zamanki gibi sandalyeyi koymuştu.
Ama bu sefer bir şey farklıydı.
Bahçede üç sandalye vardı.
Emir sessizce dışarı çıktı ve üçüncü sandalyeye oturdu. Dedesi şaşkınlıkla ona baktı.
“Uyumadın mı?” diye sordu.
Emir başını salladı.
“Ben de beklemek istiyorum,” dedi.
Yaşlı adamın gözleri doldu.
Bir süre ikisi de sessizce gökyüzüne baktı. Yıldızlar parlaktı.
“Dede,” dedi Emir bir süre sonra. “Babaannem bizi görüyor mu?”
Yaşlı adam gökyüzüne bakarak cevap verdi.
“Eğer sevgi gerçekten varsa, insanlar birbirini her zaman görür.”
Emir o an dedesinin elini tuttu.
Bahçede üç sandalye vardı.
Birinde yaşlı adam, birinde küçük bir çocuk oturuyordu.
Üçüncüsü ise boştu.
Ama artık o sandalye yalnız değildi.
Çünkü o gece Emir bir şeyi öğrenmişti:
Bazı insanlar hayatımızdan gider… ama onlara verdiğimiz sözler ve onları hatırlama şeklimiz, onları aslında hiç kaybetmememizi sağlar.