Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Titreyen iki çocuğun, sadece 600 liraya yaklaşık 15 santimlik donmuş karı temizlemesine neredeyse izin verecektim—ta ki bunun cep harçlığı için değil, annelerinin hayatı için olduğunu anlayana kadar.

Yazar: admin • 20.03.2026 14:05

“Değil,” dedim sakince. “Şimdi bana gerçeği anlatın.”

Bir süre sessiz kaldılar. Sonra Mehmet derin bir nefes aldı. Anlattıkları, o soğuktan daha sert çarptı bana. Anneleri kalp hastasıydı. İlaçlarını alamadığı için durumu kötüleşmişti. O sabah çalışmaya gitmişti ama bayılma ihtimali vardı. Eczane ise ilacı sadece birkaç saat bekletebileceğini söylemişti. Yani zamanları yoktu.

O an içimde bir karar oluştu.

“Durun,” dedim. “Siz tek başınıza yetişemezsiniz.”

Montumu alıp arabaya yöneldim.
“Bin arabaya,” dedim.

İlk başta tereddüt ettiler ama sonra koşa koşa geldiler. Yolda giderken sürekli saate bakıyorlardı. Trafik yoktu ama içimizdeki acele her saniyeyi ağırlaştırıyordu.

Eczaneye vardığımızda Mehmet koşarak içeri girdi. Ben de peşinden girdim. Görevli kadına durumu anlattım, parayı uzattım. Kadın ilacı hazırlarken Ali’nin ellerinin hâlâ titrediğini fark ettim.

İlacı aldıktan sonra bir an duraksadılar.
“Şimdi hastaneye,” dedim.

“Amca… annem işe gitti,” dedi Mehmet.

“Öyleyse önce onu bulacağız.”

Adresi söylediler. Eski bir pansiyondu. İçeri girdiğimizde, temizlik arabasının yanında yere çökmüş bir kadın gördük. Gözleri yarı kapalıydı. Ali koşarak yanına gitti.

“Anne!”

Kadın zorla gözlerini açtı. Bizi görünce şaşırdı. Mehmet ilacı uzattı. Kadın titreyen elleriyle ilacı aldı. O an sanki zaman durdu.

Dakikalar sonra kadının rengi yavaş yavaş yerine gelmeye başladı. Derin bir nefes aldı. Çocuklara baktı.
“Yaptınız mı?” diye fısıldadı.

Mehmet başını salladı.
“Yaptık.”

Kadının gözlerinden yaşlar süzüldü. O an anladım… bu sadece bir ilaç meselesi değildi. Bu, bir ailenin ayakta kalma savaşıydı.

Onları eve bıraktığımda hava hâlâ soğuktu ama içimde garip bir sıcaklık vardı. Kapımı kapatıp içeri girdiğimde, sabahki kahvem hâlâ masadaydı. Ama artık başka bir şey düşünüyordum.

O gün garajımı temizleyen şey kürek değildi.

İki çocuğun umudu, çaresizliği ve vazgeçmeyişiydi.

Ve ben o gün şunu öğrendim:
Bazen bir insana verilen en büyük yardım, para değil… onun mücadelesini ciddiye almaktır.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress