Soğuk bir Kasım akşamında, lüks paltosu ve pahalı saatiyle vitrinlere bakan iş insanı Viktor, arabasına binmek üzereyken titrek bir çocuk sesiyle duraksadı. Karşısında, üzerine büyük gelen eski bir ceket ve kırmızı beresiyle sekiz yaşlarında bir kız çocuğu duruyordu. Küçük kız, titreyen avucunda parlayan bir nesneyi uzatarak, “Lütfen bunu satın alın, anneannem çok hasta ve ilaç almamız gerekiyor,” diye fısıldadı. Şehirdeki duyarsız kalabalığın aksine Viktor, çocuğun gözlerindeki derin kederden etkilenerek durdu.
Viktor, “Elindeki nedir?” diye sorduğunda küçük kız avucunu yavaşça açtı. Kararmış gümüşten yapılmış, üzerinde mavi bir unutma beni çiçeği ve ortasında çiğ damlası gibi parlayan küçük bir taş bulunan antika bir broş duruyordu. Viktor broşu gördüğü an nefesi kesildi ve şoktan olduğu yere çakıldı. Bu basit bir takı değildi; bu, hayatının aşkı Emma’ya yıllar önce hediye ettiği, eşi benzeri olmayan özel bir broştu.
Viktor ve Emma, gençliklerinde trajik bir hata yüzünden yollarını ayırmışlardı. Viktor yıllar sonra Emma’nın doğum yaparken öldüğünü duymuş ama başka bir detaya ulaşamamıştı. Şimdi karşısındaki çocuğun yüzüne daha dikkatli baktığında, görmezden gelemeyeceği kadar tanıdık çizgiler fark etti. Karşısında duran bu çaresiz çocuk, sadece Emma’nın torunu değil, kendisinin varlığından bile haberdar olmadığı öz kızıydı. Emma hamile olduğunu ayrıldıktan sonra öğrenmiş ve onuru gururunun önüne geçtiği için Viktor’a asla haber vermemişti devamı digr syfda ilerlyn...