Ben ise ona bakıp gülümsedim.
“Bence salondaki en güzel kişi sen olacaksın.”
Salona girdiğimizde bazı bakışların üzerimize çevrildiğini hemen hissettim.
Fısıldaşmalar başladı.
Ama umursamadım.
Müzik başladığında erkekler kızları dansa kaldırıyordu. Salonda renkli ışıklar dönüyor, kahkahalar yükseliyordu.
Bir süre kenarda durduk.
Sonra anneanneme doğru döndüm ve elimi uzattım.
“Dans eder miyiz?”
Şaşırdı ama elimi tuttu.
Tam o anda salonda kahkahalar yükseldi.
Birisi bağırdı:
“Ne oldu? Kendi yaşında birini bulamadın mı?”
Başka biri alay ederek söyledi:
“Temizlik görevlisini baloya getirmiş!”
Kalabalığın içinden birkaç kişi daha gülmeye başladı.
Anneannemin elinin titrediğini hissettim.
Bana dönüp zorla gülümsedi.
“İstersen ben eve gideyim,” dedi sessizce. “Sen eğlen oğlum.”
İşte o anda içimde bir şey kırıldı.
Yavaşça elini bıraktım ve DJ’e müziği durdurmasını söyledim.
Salon bir anda sessizleşti.
Kalbim hızla atıyordu.
Mikrofonu elime aldım ve kalabalığa baktım.
“Az önce güldüğünüz kadını tanıyor musunuz?” diye sordum.
Kimse cevap vermedi.
“Bu kadın benim anneannem. Annem ben doğarken öldü. Babamı hiç tanımadım. Bu kadın beni tek başına büyüttü.”
Salonda çıt çıkmıyordu.
“Sabahları beni okula gönderdi. Gece yarılarına kadar çalıştı. Aç kaldığı günler oldu ama bana hiç belli etmedi.”
Bir an durdum.
Anneanneme baktım.
Gözleri dolmuştu.
“Ve siz bugün onunla dans ettiğim için gülüyorsunuz.”
Salondaki bazı öğrenciler başlarını eğmeye başlamıştı.
“Evet, o temizlik görevlisi. Ama biliyor musunuz? Bu okulun en çalışkan insanlarından biri. Siz uyurken bu koridorları temizliyor. Siz rahat okuyabilesiniz diye.”
Sessizlik daha da ağırlaştı.
Sonra mikrofonu indirdim.
Anneannemin yanına yürüdüm.
Elimi tekrar uzattım.
“Şimdi dans eder miyiz?”
Bu kez kimse gülmedi.
Müzik tekrar başladığında salonun ortasında sadece ikimiz vardık.
Ama birkaç saniye sonra bir şey oldu.
Önce bir kişi alkışladı.
Sonra bir kişi daha.
Ve ardından bütün salon alkışlamaya başladı.
Bazı öğrenciler yanımıza gelip anneanneme sarıldı. Hatta daha önce onunla alay edenlerden biri utangaçça özür diledi.
O gece anladım ki insanlar bazen düşünmeden güler.
Ama biri gerçeği söylediğinde… sessizleşirler.
Ve o gece mezuniyet balosunda herkes şunu öğrendi:
Bir insanın yaptığı iş değil, kalbi onun gerçek değerini belirler.
Benim için ise o gece zaten çoktan belliydi.
Çünkü benim gözümde anneannem her zaman dünyanın en onurlu insanıydı.