Ama not burada bitmiyordu.
“Eğer bir gün bu elbiseyi görürsen, üzülme. Çünkü ben o hayallerin peşinden gitmiş biriydim. Belki hayatım kısa oldu ama sevgiyle doluydu. Ve bunun en büyük sebebi sensin.”
Artık gözyaşlarımı tutamıyordum.
Tam o sırada içimde güçlü bir his doğdu. Bu sözleri sadece benim duymam yetmezdi. Elif’in nasıl biri olduğunu herkes bilmeliydi.
Ayağa kalktım ve sahneye doğru yürüdüm.
Müdür şaşkınlıkla bana baktı. Mikrofonu elime aldım. Salon bir anda tamamen sessizleşti.
Derin bir nefes aldım.
“Bu gece burada olmak benim için kolay değil,” dedim. “Ama size torunumdan bahsetmek istiyorum.”
Sonra notu okumaya başladım.
Her cümlede salondaki insanların yüz ifadeleri değişiyordu. Öğrenciler sessizce dinliyor, bazı veliler gözyaşlarını siliyordu.
Notu bitirdiğimde salonda derin bir sessizlik vardı.
Sonra bir alkış duyuldu.
Ardından bir tane daha.
Bir anda bütün salon alkışlamaya başladı.
O an anladım ki Elif gerçekten o gece oradaydı. Belki fiziksel olarak değil ama bıraktığı sevgiyle, umutla ve hatıralarla.
Sahnenin ışıkları altında gözlerimi kapattım ve içimden sessizce fısıldadım:
“Merak etme Elif… Hayallerin burada. Ve ben onları yaşatmaya devam edeceğim.”