
“Gençken ben de senin gibiydim,” dedi. “Yoksul bir mahallede büyüdüm. Annem hastaydı. Bir gece, bir yabancı bana yardım etti. Karşılığında tek istediği, dürüst kalmamdı.”
İzzetoviç başını kaldırdı. Kadının gözleri nemlenmişti.
“Yıllar sonra o yabancının kim olduğunu öğrendim,” diye devam etti Belinayov. “Hayatım boyunca borcunu ödeyemedim. Bugün, sana baktığımda onu gördüm.”
Gece ilerledikçe, Belinayov annesinin dosyalarını çıkardı. Gerçekten de doktorlarla görüşmüş, masrafları karşılamayı ayarlamıştı. İzzetoviç’in boğazı düğümlendi. “Neden?” diye sordu. “Benden ne istiyorsunuz?”
Kadın derin bir nefes aldı. “Senden hiçbir şey istemiyorum. Ama senden bir söz istiyorum. Gücün olunca, başkalarına sırtını dönmeyeceksin.”
O gece, İzzetoviç villanın misafir odasında uyudu. Ne bir teklif, ne bir ima oldu. Sadece uzun süredir hissetmediği bir güven duygusu vardı.
Ertesi sabah, Belinayov onu mutfakta bekliyordu. Masanın üzerinde bir zarf duruyordu. “Bu, annene giden yol,” dedi. “Ama asıl yol, senin içinden geçiyor.”
Zarfın içinde hastanenin ödeme onayı ve küçük bir kart vardı: “Dürüstlük, en pahalı servettir.”
Günler sonra annesi ameliyata alındı. Tedavi beklenenden iyi gitti. İzzetoviç, hastane koridorunda gözyaşlarını tutamadı. O an, sadece annesini değil, kendini de kurtardığını hissetti.
Aylar geçti. İzzetoviç tesisat işini büyüttü, yanında birkaç genç yetiştirdi. Kazandığı ilk büyük parayla mahallesinde ücretsiz onarım günleri düzenledi. Kimseye nedenini anlatmadı.
Bir gün posta kutusunda bir mektup buldu. Belinayov’dan geliyordu. Kısa bir nottu: “Borç ödenmez, devredilir.”
İzzetoviç mektubu cebine koydu. O gece villada yaşananların gerçek anlamını şimdi daha iyi kavrıyordu. O gece, bir anlaşma değil, bir miras bırakılmıştı.
Annesi iyileşip eve döndüğünde, İzzetoviç ona her şeyi anlatmadı. Sadece elini tuttu ve gülümsedi. Hayat bazen insanı en karanlık köşede sınar, diye düşündü. Ve bazen bir gece, insanı değiştirmek için yeterlidir.
Sonunda anladı: Belinayov’un ondan istediği şey, bir gece değil; bir ömür boyu sürecek bir duruştu.