Bir süre ayıya bakakaldım. Kalbim deli gibi çarpıyordu.
Sonra dikkatlice ayıyı elime aldım. Can uyuyordu.
Ayının karnını tekrar yokladım.
Bir şey vardı. Sert bir şey.
Dikişleri dikkatlice açtım.
İçinden küçük, plastik bir ses kayıt cihazı çıktı.
Eski model bir cihazdı. Üzerinde küçük bir düğme vardı.
Titreyen parmaklarımla bastım.
Cihazdan yine o ses geldi.
“Eğer bunu biri duyuyorsa… lütfen yardım edin. Ben… parkın kuzeyindeki eski depodayım…”
Ses bozuldu.
Sonra tekrar geldi.
“…beni kilitlediler…”
Boğazım kurudu.
Bu bir şaka değildi.
Gerçek bir yardım çağrısıydı.
Ertesi sabah Can uyanmadan önce tekrar parkın yolunu tuttum. Aklımda tek bir şey vardı: kuzeydeki eski depo.
Parkın arka tarafında, yıllardır kullanılmayan bir belediye deposu vardı. Çocukken oranın hep ürkütücü olduğunu düşünürdüm.
Oraya vardığımda kapının yarı açık olduğunu gördüm.
İçeriden metal sürtünmesi gibi bir ses geliyordu.
Kalbim hızlandı.
“Merhaba?” diye seslendim.
Cevap gelmedi.
Yavaşça içeri girdim.
Depo karanlıktı. Paslı raflar ve eski kutularla doluydu.
Sonra arka köşeden zayıf bir ses duydum.
“Buradayım…”
Koşarak sesin geldiği yere gittim.
Orada, bir sandalyeye bağlanmış genç bir adam vardı. Yüzü solgundu, gözleri korku doluydu.
Hemen ipleri çözdüm.
“Kim yaptı bunu?” diye sordum.
Adam derin bir nefes aldı.
“Telefonumu ve cüzdanımı çaldılar… sonra beni buraya bağladılar. Ama küçük bir ses kaydedicim vardı. Yardım çağrısı kaydedip bir oyuncağın içine sakladım. Belki biri bulur diye…”
Ayıyı parkta bırakmış olmalıydı.
Ve Can bulmuştu.
Polisi aradım. Kısa süre sonra geldiler ve adamı hastaneye götürdüler.
O akşam eve döndüğümde Can salonda oturuyordu. Ayı yine kollarındaydı.
“Baba,” dedi.
“Evet?”
“Bugün ayı konuşmadı.”
Gülümsedim.
“Çünkü artık yardım etmemiz gereken kişi yardım aldı.”
Can ayıya baktı, sonra bana.
Uzun zamandır ilk kez yüzünde gerçek bir gülümseme gördüm.
Belki o eski oyuncak ayı sadece bir tesadüftü.
Ama o gün bana bir şeyi hatırlattı:
Bazen en umutsuz yardım çağrıları bile bir şekilde duyulmanın yolunu bulur.
Ve bazen…
Onları duyan kişi, küçük bir çocuğun merhametidir.