Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Markette Ağlayan Hemşireye Bakamayacaksan Çocuk Yapma! Diye Bağıran Adama 73 Yaşındaki Dededen Tokat Gibi Cevap Geldi..

Yazar: admin • 02.04.2026 02:00

O madalyondan dünyada sadece iki tane vardı. Biri şu an benim boynumda, gömleğimin altında duruyordu. Diğerini ise tam elli dört yıl önce, Kıbrıs'ın o kavurucu sıcağında, göğsünden vurulup kollarımda yatan can dostum, kan kardeşim Hasan'ın boynuna kendi ellerimle takmıştım.

"O adam..." diyebildim titreyen bir sesle, parmağımla telefonun ekranını işaret ederek. "O adam kim kızım?"

Selma şaşkınlıkla gözyaşlarını sildi ve ekrana baktı. "O benim dedem," dedi usulca. "Hasan Dedem. Geçen yıl kaybettik onu. Bu fotoğraf oğlumun doğduğu gün çekilmişti. Dedem, o kolyeyi boynundan hiç çıkarmazdı. Gençliğinde savaşta hayatını kurtaran, onu kilometrelerce sırtında taşıyıp yaşamasını sağlayan komutanının hediyesiymiş. Dedem hep o adamın adını sayıklardı, 'O olmasaydı hiçbirimiz var olamazdık' derdi."

Gözlerimden süzülen yaşlara artık engel olamıyordum. Marketin o soğuk, florasan ışıklı ortamı bir anlığına silindi; burnuma barut kokusu, kulaklarıma Hasan'ın o gençlik yıllarındaki neşeli kahkahası doldu. Ellerim titreyerek gömleğimin yakasını açtım ve boynumdaki o eşsiz, ay yıldızlı gümüş madalyonu dışarı çıkardım.

Selma'nın gözleri madalyona takıldığı an kocaman açıldı. Nefesi kesilmişti. Ellerini ağzına götürerek bir bana, bir madalyona baktı.

"Benim adım Kerem," dedim, sesim boğazımda düğümlenerek. "Elli dört yıl önce o cehennemin ortasında dedeni sırtımda taşırken, ona 'Dayan kardeşim, bir gün çocuklarını, torunlarını göreceksin' diye söz vermiştim. O da bana sözünü tuttu... Hayatta kaldı."

Selma, elindeki o bebek mamasını kasaya bırakıp hıçkırıklar içinde boynuma sarıldı. İkimiz de marketin ortasında, etrafımızdaki şaşkın bakışlara aldırış etmeden dakikalarca ağladık. O gün o markete sadece bir paket ampul almak için girmemiştim. Kader, yıllar önce kanımla canımla savunduğum o can dostumun torununu, en çaresiz anında bulup ona kol kanat germem için beni oraya çekmişti.

Bazen hayatta tesadüf diye bir şey yoktur. Yıllar önce ektiğiniz bir iyilik tohumu, omuz omuza verdiğiniz bir mücadele, on yıllar sonra hiç beklemediğiniz bir market sırasında, ağlayan genç bir annenin duasında karşınıza çıkar. O kibirli adamın "Bakamayacaksan çocuk yapma" dediği o küçük bebek, benim uğruna canımı siper ettiğim can dostumun kanını taşıyordu. O gün Selma'nın ödediği sadece bir bebek maması değildi; o gün, yarım asırlık bir vefa borcu, sevgiyle ve gözyaşlarıyla sonsuza dek ödenmişti.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress