Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
Mağarada Doğum Yaptı, O Yardım Etti

Mağarada Doğum Yaptı, O Yardım Etti

Yazar: admin • 22.12.2025 13:39

Sessizlik, Hacer’in kalbinde bir yankı gibi büyüyordu. Mutfağın taş zeminine çıplak ayakla bastığında soğuk iliklerine kadar işledi. Oysa eskiden bu soğuk bile Hüseyin’in sesiyle ısınırdı. Şimdi ise her şey, bir vedanın ardından kalmış izler gibiydi.

Hüseyin üç ay önce sınırda çıkan çatışmada kaybolmuştu. Ne ölüsü bulunmuştu ne de sağ olduğuna dair bir haber gelmişti. Devlet “şehit” demeye yanaşmıyor, umut kırıntılarını bilinçli olarak askıda tutuyordu. Ama Hacer biliyordu; bazı yokluklar ölümden daha kesindi.

Karnı birden sertçe kasıldı. Elini refleksle aşağı indirdi. “Hayır,” diye fısıldadı, “henüz değil.”
Ama beden dinlemezdi. Özellikle de bu topraklarda, yalnız bırakılmış kadın bedenleri…

Öğlene doğru gökyüzü aniden karardı. Dağdan inen rüzgâr, çiftliğin etrafında uğuldadı. Hacer hayvanları ahıra sokmaya çalışırken ikinci sancı geldi. Bu kez daha keskindi. Nefesi kesildi, dizleri titredi.

Kasabaya ulaşması imkânsızdı. En yakın yerleşim iki saatlik yoldaydı. Üstelik yağmur başlamıştı.

Sığınabileceği tek yer vardı.

Çiftliğin kuzeyinde, çocukluğundan beri bildiği eski bir mağara. Hüseyin’le yazın serinlemek için girdikleri, duvarlarına isimlerini kazıdıkları mağara…

Yol boyunca sancılar sıklaştı. Yağmur saçlarını yüzüne yapıştırıyor, elbisesi ağırlaşıyordu. Karnındaki bebek adeta dışarı çıkmak için sabırsızlanıyordu.

Mağaranın ağzına ulaştığında artık yürüyemiyordu. Dizlerinin üzerine çöktü, elleri çamura battı.

“Allah’ım…” dedi titreyerek. “Yalnız bırakma.”

İçeri sürünerek girdi.

Mağaranın içi serindi ama rüzgâr yoktu. Karanlık güven vericiydi. Duvarlara yaslanarak doğrulmaya çalıştı. İşte tam o sırada bir ses duydu.

— “Hacer?”

Kalbi yerinden çıkacak gibi oldu. Bu sesi tanıyordu.

— “Hüseyin?”

Gölgeler arasından biri çıktı. Sakalları uzamış, yüzü zayıflamıştı ama gözleri… O gözler hâlâ aynıydı.

Hüseyin dizlerinin üzerine çöktü. Ellerini Hacer’in yüzüne götürdü, sanki dokunursa kaybolacakmış gibi ürkekti.

— “Yaşıyorsun…” dedi kısık sesle. “Gerçek misin?”

Hacer ağlamaya başladı. Ama bu sefer yalnızlıktan değil. Göğsündeki düğüm çözülürken sancı bir kez daha geldi ve bu sefer çok şiddetliydi.

— “Hüseyin… doğuruyorum.”

Şaşkınlığı bir an sürdü. Sonra asker refleksiyle toparlandı. Paltosunu çıkardı, yere serdi.

— “Bak bana,” dedi sakin ama kararlı bir sesle. “Buradayım. Gitmiyorum.”

Saatler geçti mi, dakikalar mı kimse bilmiyordu. Yağmur mağaranın ağzında ritmik bir müzik gibi çalarken Hacer sancılarla mücadele ediyordu. Hüseyin, ellerini onun sırtına koyuyor, her kasılmada nefesini onunla birlikte ayarlıyordu..Devamı sonrki syfda..

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress