
Tren yolculuğu, genellikle sakin ve sıradan bir atmosferle başlar; ama bazen, bu sıradanlık içinde beklenmedik anlar belirir. Bir gün, kalabalık bir vagonda otururken, gözlerim pencereden dışarı bakıyordu. O an, yanımda oturan küçük bir kızın elindeki çerez paketine odaklandım. Masum bir çocuk yüzü, hırsızca ama bir o kadar da sevimli bir gülümsemeyle çerezlerimi kapmaya çalışıyordu. Her çerezi alışı, hem şaşkınlık hem de gülümsememe neden oluyordu; sanki trenin gürültüsü arasında kaybolmuş bir oyun oynuyorduk. Bir yudum alkolle tatlandırılmış bir maceranın ortasında, hayatın neşesi bu küçük hırsızda saklıydı. Ancak birden çerezler bitti, bu sırada yaşanan o çocukça cüretkarlık ve keyif, yerini merakla beklenen bir duruma bıraktı.
g'rselden ilerlynz de'vamı sonraki sayfda..