Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Komşum bir gün kapımı çalıp kedisine birkaç gün bakmamı istedi…

Yazar: admin • 23.03.2026 18:15

İçerisi karanlıktı. Elimi duvara sürterek düğmeyi aradım. Işık yanınca olduğum yerde kaldım. Salonun ortasında, duvardan duvara uzanan raflar vardı. Rafların üzerinde klasörler, kutular, tarih sırasına göre dizilmiş dosyalar... Duvarlarda fotoğraflar asılıydı. Çoğu uzaktan çekilmişti. Aynı adam farklı yerlerde görünüyordu: pazar çıkışında, otoparkta, bir okul bahçesinin önünde, sahilde, cami avlusunda... O adam Bay Aksoy değildi.

Ama tanıyordum.

Mahallemizin en sevilen esnafı olan, herkesin “çok düzgün adam” dediği Kasap Nihat’tı.

Bir adım daha attım. Masanın üzerinde ses kayıt cihazı, not defterleri ve tarih atılmış belgeler duruyordu. Titreyen ellerle en üstteki dosyayı açtım. İçinde kayıp ilanları vardı. Farklı yıllardan, farklı semtlerden kaybolan kadınlar... Yanlarında aynı isim yazıyordu: Son görüldükleri yerlerin yakınında hep Nihat’ın bulunduğuna dair notlar. Bir başka dosyada banka dekontları, sahte kimlik fotokopileri ve depo kiralarına ait sözleşmeler vardı. Bay Aksoy, üç yıldır karşı kaldırımda sessizce yaşarken aslında bir komşu değil, birinin izini süren bir adam olmuştu.

Sonra yatak odasından boğuk bir ses duydum.

Bir insan sesi.

Kalbim göğsüme vuruyordu. Yavaşça koridora ilerledim. Kapı aralıktı. İçeri baktığımda boğazımdan bir çığlık koptu. Bay Aksoy oradaydı. Ellerinden biri yatağın metal başlığına plastik kelepçeyle bağlanmıştı. Yüzü morluk içindeydi, dudakları patlamıştı ama yaşıyordu.

Hemen 112’yi aradım. Sonra odadaki meyve bıçağıyla kelebeçeyi kesmeye çalıştım. O sırada Bay Aksoy güçlükle konuştu. “Dosyaları al… hepsini polise ver… o geri dönebilir…”

“Kim?” dedim, ama cevabı biliyordum.

Aşağıdan bir kapı çarpma sesi geldi.

Nefesim kesildi. Biri apartmana girmişti.

Bay Aksoy’un gözleri korkuyla büyüdü. “Çabuk!” diye fısıldadı.

Dosyaların birkaçını kucağıma doldurdum, kapıyı içeriden kilitledim. Koridorda ayak sesleri yankılanıyordu. Her basamakta daha da yaklaşan, ağır ve sakin adımlar… Kaçmaya yer yoktu. Telefonumun hoparlöründen acil servis görevlisinin sesi geliyordu ama o an tek duyduğum şey kapı kolunun yavaşça aşağı inmesiydi.

Kapı zorlandı.

Bir kez.

İki kez.

Üçüncüde dışarıdan küfürlü bir homurtu duyuldu. Ardından siren sesi yükseldi. Önce uzaktan, sonra apartmanın hemen önünde. Ayak sesleri bir anda geri çekildi. Birinin koşarak merdiven indiğini duydum. Birkaç saniye sonra apartman girişinde bağrışmalar koptu.

Polis ve sağlık ekipleri kapıyı açtığında dizlerimin bağı çözülmüştü. Bay Aksoy sedyeye alınırken elimi tuttu. “Jasper…” dedi kısık bir sesle. “Onu yalnız bırakmadığın için teşekkür ederim.”

Sonrası hızlı gelişti. Dosyalar, fotoğraflar ve kayıtlar sayesinde Nihat aynı gece yakalandı. Yıllardır farklı semtlerde kaybolan insanların ardındaki isim oydu. Bay Aksoy ise kaybettiği kız kardeşinin izini sürerken bu gerçeğe ulaşmış, ama polise gitmeden önce elindeki kanıtları tamamlamak istemişti. Ona tuzak kurmuşlar, susturduklarını sanmışlardı. Ama hesaba katmadıkları tek şey, Jasper olmuştu.

Aylar sonra, Bay Aksoy karşı eve geri döndüğünde sokak yine aynı sokaktı, ama biz artık aynı insanlar değildik. O hâlâ sessizdi, ben hâlâ meraklıydım, Jasper ise her zamanki gibi pencere önünde uyuyordu. Fakat ne zaman tasmasına gözüm ilişse şunu düşünürdüm: Bazen gerçeği ortaya çıkaran şey, en yüksek sesle konuşanlar değil; sessizce sadakat gösterenlerdir. Ve bazen bir hayatı kurtaran son anahtar, bir kedinin boynunda saklıdır.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress