Bir saat sonra telefonlar çalmaya başladı. O, cevaplayamadı. Ben kapıyı açtım, soğuk havayı içime çektim. “Ben gidiyorum,” dedim. “Bu ev artık bana ait değil. Ama bu hikâye, senin peşini bırakmayacak.”
Aylar geçti. Boşandık. O işini kaybetti; ben ise yeni bir hayata başladım. Kır evine bir daha gitmedim. Ama bazen, geceleri pencereyi açıp serin havayı içime çekerken şunu düşündüm: İntikam, karşıdakini yok etmek değilmiş. Kendi gerçeğini korkusuzca yaşamakmış.
Ve o günden sonra, hiçbir kamera bana gerekmedi. Çünkü artık gözlerim açıktı.