Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Kocamdan miras kalan parayla deniz kenarından ev aldım, sonunda biraz huzur bulacağıma inanıyordum. Sonra telefon çaldı. “Anne, bu yaz hepimiz geliyoruz… ama sen arka odada kalabilirsin,” dedi oğlum

Yazar: • 06.02.2026 02:55

Kocamdan miras kalan parayla deniz kenarından ev aldım, sonunda biraz huzur bulacağıma inanıyordum. Sonra telefon çaldı. “Anne, bu yaz hepimiz geliyoruz… ama sen arka odada kalabilirsin,” dedi oğlum..

Telefonu kulağımdan indirdiğimde salonun içinde, duvara vuran deniz ışığı bir anlığına gözüme fazla parlak göründü. Perdelerin ince tülünden süzülen gün, sanki “huzur” kelimesini yeni almışım gibi nazikçe içeri giriyordu ama oğlumun cümlesi aynı incelikte değildi. “Arka odada kalabilirsin.” Bu evin tapusu benim adımaydı. Duvarlarında hâlâ boya kokusu vardı, hatta mutfak dolaplarının kapağı gıcırdamasın diye ince ince silikon sürmeyi planlıyordum. Yine de bir cümleyle, yıllardır içimde büyüttüğüm o “kendi hayatım” fikri, bir misafir terliği gibi kapı kenarına bırakılmıştı.

Eşimden kalan miras… O paranın içinde sadece banknotlar yoktu; yılların uykusuzluğu, sabahları tek başıma kahve koyuşlarım, yutkunup sustuğum anlar vardı. “Deniz kenarında bir ev alacağım,” demiştim kendime. “Kapıyı açınca tuz kokusu gelecek, kimse benden bir şey istemeyecek.” O ev, benim için sonbaharın sakinliği gibiydi. Ama telefon çaldı, yaz geldi; yazın kalabalığı, gürültüsü, hak iddiası.

Oğlumu aradım. “Ne demek arka odada kalabilirsin?” dedim, sesim sandığımdan daha sakin çıktı. Sakinliğin içinde bir sızı vardı.

“Anne, yanlış anlama,” dedi. Arka planda bir şeylerin sesi geliyordu: televizyon mu, çocuk mu, bir yerden taşan telaş mı… “Çocuklar senin odanda rahat eder. Denize yakın, balkonlu ya. Hem sen zaten erken yatıyorsun. Arka oda serin, senin için de iyi.”

Bu cümlelerin hepsi mantıklı bir ceket gibiydi; giydiğinde üşümezsin ama içindeki can sıkıntısını saklar. “Benim için iyi,” dedi. Benim için iyi olanı yıllardır herkes belirlemişti.

“Kaç kişi geliyorsunuz?” diye sordum.

“Biz beş… ablamlar da gelir belki… halamlar iki gün uğrayacak… ya işte yaz. Hep birlikte olalım.”

“Hep birlikte olalım,” dediği o “hep”, benim evimin içinde benim yerimi küçülten bir “hep”ti.

Telefonda “Tamam,” demedim. “Konuşuruz,” dedim. Ve kapattım.

Akşamüstü, denizin sesi daha da belirginleşti. Dalgalar, kıyıya vurup geri çekilirken sanki evin içinde bir şeyleri temizler gibiydi. Mutfağa geçtim, tezgâha ellerimi koydum. “Ben ne istiyorum?” dedim yüksek sesle. Söylediğim anda kendime bile yabancı geldi. Yıllardır sorduğum sorular “Onlar ne ister?” diye başlardı devamı icin sonraki syfaya gecinz...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress