Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Kocam beni evden yaklaşık 50 kilometre uzakta, yol kenarında bırakıp gitti

Yazar: admin • 29.12.2025 20:15

Adam bana döndü. Yüzündeki ifade değişti. Şaşkınlık, öfke ve merak aynı anda belirdi.
“Ne oldu?” diye sordu.

Yaşlı kadın derin bir nefes aldı, sanki yıllardır biriktirdiği bir hikâyeyi anlatacak gibiydi.
“Bu kızcağız,” dedi, “kocası tarafından yol kenarında bırakıldı. Parasız, telefonsuz… Bir başına.”

Adamın çenesi kasıldı.
“Kim?” dedi kısa bir sesle.

Yaşlı kadın, sanki çok basit bir şey söylüyormuş gibi ekledi:
“Adı önemli değil. Ama yaptığı şey önemli.”

O an anladım: Bu bir tesadüf değildi. Bu kadın sadece yaşlı biri değildi. Planlıydı. Hazırlıklıydı. Ve belli ki sözü geçen biriydi.

Adam bana ceketini uzattı.
“Üşüyor musun?” diye sordu.

Başımı salladım. Gerçekten üşüyordum. Sadece havadan değil… Yaşadıklarımdan.

Arabanın içine oturduğumuzda yaşlı kadın ön koltuğa geçti. Adam sürücüye kısa bir talimat verdi, sonra bana döndü.
“Bize her şeyi anlat,” dedi.

Ve anlattım. Tartışmayı, bağırışları, kapının çarpılışını, yol kenarında bırakılışımı… Sesim birkaç kez titredi ama durmadım. Çünkü ilk defa biri gerçekten dinliyordu.

Yaşlı kadın gözlerini kapatmıştı. Ama yüzündeki ifade sertti.
“Böyle adamlar,” dedi yavaşça, “gücü kontrol etmek sanır. Ama asıl güç, sonuçlarla yüzleşebilmektir.”

Telefonu çantasından çıkardı. Eski model ama ağır bir telefondu. Bir numara çevirdi.

“Kemal,” dedi. “Evet benim. Bir plaka yazıyorum. Bu adamı bul.”

Sonra telefonu kapattı ve bana baktı.
“Merak etme,” dedi. “Kimseye zarar gelmeyecek. Ama kimse de yaptığının yanına kâr kaldığını sanmayacak.”

O an ilk kez ağlamadım. İçimdeki panik yavaş yavaş çözülüyordu.

Yarım saat sonra arabamız büyük, ışıklı bir binanın önünde durdu. İçerisi kalabalıktı. İnsanlar girip çıkıyor, güvenlik görevlileri koşturuyordu. Meğer yaşlı kadın, bölgede sözü geçen, hayır işleriyle tanınan bir aileye mensupmuş. Torunu dediği adam da bir avukattı.

Bir süre sonra telefon tekrar çaldı. Adam açtı, dinledi ve başını salladı.
“Bulundu,” dedi. “Yakındaki bir akaryakıt istasyonunda.”

Yaşlı kadın gözlüğünü çıkardı. İlk kez gözlerini net gördüm. Yorgundu ama keskin…
“Şimdi,” dedi, “iki seçeneği var. Ya hatasını anlayacak… ya da anlaması için yardım alacak.”

Ben bir şey demedim. Çünkü artık mesele intikam değildi. Mesele, benim bir daha asla böyle hissetmememdi.

Gece ilerledi. Bana sıcak bir çorba verdiler, üstümü değiştirmem için kıyafet buldular. Kimse beni sorgulamadı, kimse suçlamadı. Sadece “Buradasın, güvendesin” dediler.

Sabaha karşı yaşlı kadın yanıma geldi.
“Hayatta bazen,” dedi, “en karanlık anda bir bankta oturursun. Ve sanırsın ki her şey bitmiştir. Ama bazen o bank, yeniden başlamanın yeridir.”

Kocam beni aradı mı? Evet. Defalarca.
Mesaj attı mı? Attı.
Ama artık cevap vermedim.

Çünkü o gece şunu öğrendim:
Birinin seni yarı yolda bırakması, senin değersiz olduğunu göstermez.
Ama senin ayağa kalkman, onun neyi kaybettiğini gösterir.

Ve o yaşlı kadın…
O sadece bana yardım etmedi.

Bana, bir daha asla birinin beni yol kenarında bırakmasına izin vermeyeceğimi öğretti.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress