Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Kızım Her Şeyimi Satıp Kaçtığını Söyledi… Ama Babasının Sakladığı Gerçekten Haberi Yoktu!

Yazar: admin • 23.03.2026 18:27

“Kızım Her Şeyimi Sattığını Söyledi… Ama Babasının Sakladığı Gerçekten Haberi Yoktu!”

Özetle her şey, doktorun bekleme salonunda gelen o telefonla başladı. Yetmiş bir yaşındaki Nermin, altı ay önce kaybettiği eşi Mehmet’in ardından hayata tutunmaya çalışırken, tek kızı Ayşe’den acımasız bir haber aldı: Yazlık ev ve eşinden kalan araba, haberi bile olmadan satılmıştı. Ayşe, kocası Murat’la birlikte yurt dışına gitmeye hazırlanıyordu ve annesinin yıllarca emek vererek kurduğu hayata tek bir cümleyle veda etmişti. Ama Ayşe’nin bilmediği bir şey vardı. Mehmet, ölmeden birkaç gün önce Nermin’e bir zarf bırakmıştı. Ve o zarfta sadece bir mektup değil, her şeyi değiştirecek bir sır saklıydı.

Telefon kapandıktan sonra Nermin birkaç saniye kıpırdayamadı. Bekleme salonundaki sesler uzaklaştı, insanların öksürükleri, dergi sayfalarının hışırtısı, hemşirenin ayak sesleri birbirine karışıp boğuk bir uğultuya dönüştü. Elindeki çanta dizlerinden kaydı ama o eğilip almadı. Kızının sesi hâlâ kulaklarının içindeydi: “Yazlığını ve arabanı sattık.” Sattık. Sanki bu hayatı birlikte kurmuşlardı. Sanki o evin her tuğlasında Nermin’le Mehmet’in alın teri yoktu.

Doktor muayenesinde söylenen hiçbir şeyi doğru dürüst duymadı. Tansiyonundan, beslenmesinden, dinlenmesinden bahsediliyordu ama o yalnızca çekmecedeki o büyük sarı zarfı düşünüyordu. Mehmet’in yüzünü… Ölmeden üç gün önceki o garip ciddiyetini… “Hazır olduğunda açarsın,” demişti. O gün bunun ölüm korkusuyla söylenmiş bir tedbir olduğunu sanmıştı. Şimdi ise içinde bir şey bunun çok daha fazlası olduğunu söylüyordu.

Eve döndüğünde hava kararmaya başlamıştı. Apartmanın merdivenlerini yavaş yavaş çıktı. Kapıyı açar açmaz içerideki sessizlik yine üstüne çöktü. Bu ev, Mehmet öldüğünden beri zaten eksik nefes alıyordu. Ama bu kez sessizlik başka türlüydü; sanki duvarlar bile bir şey biliyor da söylemiyordu.

Doğruca yatak odasına geçti. Eski ceviz komodinin alt çekmecesini açtı. Dantellerin, eski faturaların ve katlanmış mendillerin altında duran zarfı görünce kalbi hızlandı. Zarfın üstünde Mehmet’in el yazısı vardı: “Nermin’e. Sadece gerektiğinde.”

Titreyen parmaklarla açtı.

İçinden önce kısa bir mektup çıktı.

“Nermin, bunu okuyorsan işler düşündüğümden daha erken karışmış demektir. Sana her şeyi anlatamadım çünkü hem seni üzmek istemedim hem de emin olmadan kimseyi suçlamak istemedim. Ama son aylarda Ayşe ile Murat’ın davranışları beni rahatsız etti. Özellikle yazlık ve araba konusunda fazlasıyla ilgiliydiler. Bu yüzden bazı şeyleri senin adına güvenceye aldım. Belgeler aşağıda. Sakın korkma. Ve sakın boyun eğme.”

Nermin’in boğazı düğümlendi. Zarftan birkaç resmi evrak, bir tapu fotokopisi, noter belgeleri ve bir banka kasasına ait anahtar çıktı. Belgeleri tek tek yatağın üzerine yaydı. Önce hiçbir şey anlamadı. Sonra gözleri bir satıra takıldı.

Yazlık ev, üç ay önce kurulmuş bir aile vakfına devredilmişti. Vakfın tek yararlanıcısı Nermin’di. Satış ya da devir işlemi, yalnızca onun şahsen noter huzurunda vereceği onayla yapılabiliyordu.

Nermin derin bir nefes aldı.

Sonra ikinci belgeyi okudu devamı icin sonrki syfaya gecinz...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress