
Küçük bir kasabanın sakinleri, yine sıradan bir pazar sabahı için kiliseye akın etmişlerdi. Dingin ve huzurlu bir atmosferde, dualar ve ilahiler yankılanırken, kilisenin kapısı gıcırdadı. İçeri giren, yıpranmış kıyafetler içindeki evsiz adam, kimsenin beklemediği bir manzarayla karşılaştı. Cemaatin gözleri, onun kirli görünümüne odaklanmış, bir çoğu içten bir tiksinti ile geriye yaslanmıştı. Ancak, herkesin beklediği şekilde dışlanmak yerine, vaiz bu sahneye farklı bir ışık tuttu. Adamın yanına yürüyerek, ona bir yer teklif etti ve cemaati derinden etkileyen bir konuşma yapmaya başladı. İçsel bir sorgulama ve insanlığın derinliklerine inmeyi vaaz eden bu an, toplulukta yankılanan bir uyanışın başlangıcını müjdeledi.