Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Kibirli ev sahibi, kirasını birkaç gün geciktiren yaşlı kadını kış ortasında eşyalarıyla sokağa atmaya kalktı… Kadının çantasından çıkarıp adamın yüzüne çarptığı o tek sayfalık belge, adamı dizlerinin üzerine çökertip yalvarttı.

Yazar: admin • 25.03.2026 15:15

Kapının önünde titriyordum. Kışın en sert günüydü; rüzgâr iliklerime kadar işliyordu. Elimdeki eski çantayı sımsıkı tutuyordum. O çanta… yıllardır taşıdığım tek sırdaşımdı.

“Üç gün gecikti diye mi?” diye bağırdım, sesim titreyerek.

Ev sahibim, sanki karşısında insan değil de bir yük varmış gibi dudak büktü. “Ben duyguyla değil, parayla konuşurum,” dedi kibirle. Eşyalarımı kapının önüne yığmıştı bile.

O an gözlerim doldu ama ağlamadım. Çünkü ben bir zamanlar çok daha büyük acılar görmüştüm. İhanetin ne demek olduğunu bilen bir kadındım.

Yıllar önce… kocam beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı. O gün sadece evimi değil, hayatımı da kaybetmiştim. Her şeyi ona bırakmış, bir çantayla çıkmıştım o evden. İşte o çanta buydu.

“Git artık!” diye bağırdı ev sahibi.

Tam dönecekken çantamı açtım. İçinden o tek sayfalık belgeyi çıkardım. Titreyen ellerimle adamın yüzüne doğru uzattım.

“Bunu bir de oku,” dedim.

Adam önce alaycı bir şekilde baktı. Ama gözleri satırların üzerinde dolaşmaya başladıkça yüzü soldu. Dudakları titredi. Bir adım geri çekildi.

“Bu… bu nasıl olur?” diye mırıldandı.

Belge, binanın tapusuydu. Ve üzerinde benim adım yazıyordu.

“Benim bu evde sadece kiracı olmadığımı bilmiyordun, değil mi?” dedim sakin ama keskin bir sesle.

Dizlerinin üzerine çöktü. Az önce beni kapının önüne atan adam, şimdi yalvarıyordu.

“Affedin… bilmiyordum… yanlış anladım…”

Ama bu daha başlangıçtı.

Çantamı aldım ve doğruca mahalle bankasına gittim. İçeri girdiğimde herkes bana baktı. Üzerimdeki eski palto, yıpranmış ayakkabılarım… İnsanlar fısıldaşmaya başladı.

“Bu kadın yine gelmiş…”

“Borç istemeye gelmiştir…”

“Böyleleri yüzünden işler uzuyor…”

Sırada beklerken bir adam yüksek sesle söylendi: “Abla, hızlı olsan da gitsek, bizim de işimiz var!”

Bir kadın daha da ileri gitti: “Bankaya böyle gelinir mi? İnsan biraz kendine bakar.”

İçimdeki öfke kabarıyordu ama sustum. Çünkü ben artık sabretmenin ne getirdiğini bilen biriydim.

Sıram geldiğinde gişeye yaklaştım. Görevli kadın bana bile bakmadan konuştu:

“Ne işleminiz vardı?”

Çantamdan belgeleri çıkardım. Bu sefer sadece tapu değil… banka hesap dökümleri, ortaklık belgeleri…

Kadın belgeleri incelerken yüz ifadesi değişti.

“Bir dakika…” dedi.

Arkasındaki müdürü çağırdı. Müdür geldi, belgeleri aldı, dikkatle baktı. Sonra bana döndü.

“Hanımefendi… siz… siz bu bankanın…”

“Evet,” dedim. “Bu şubenin en büyük hissedarlarından biriyim.”

Bir anda bankadaki sesler kesildi devamı icin sonrki syfaya gecinz...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress