
Elif gittikten sonra Mehmet annesinin yatağının altında bir defter buldu. İçinde annesinin yazıları vardı: "Oğlum, seni kaybetmemek adına sustum. Gelinim bana çok kötü davrandı ama belki o da sevgisiz büyüdü. Ben hakkımı helal ediyorum..."
Mehmet defteri okuyunca gözyaşlarına boğuldu, annesinin önünde diz çöküp özür diledi.
Aylar sonra Elif pişmanlıkla kapıya geldi. Ayşe Teyze ona sarılıp "Kızım, affetmek başka unutmak başka. Ama ben sana gönlümü açıyorum" dedi. Elif o günden sonra bambaşka biri oldu. Hatta bir süre sonra şehirden taşınıp bir huzurevinde gönüllü çalışmaya başladı. Oradaki her yaşlı kadında kaynanasına yaptıklarını hatırlıyor, vicdan azabıyla onlara hizmet ediyordu.
Mehmet ile Ayşe Teyze ise artık huzur içinde yaşıyor. Bazen balkonda oturup çay içerken Ayşe Teyze gülümseyerek diyor ki: "Gerçek temizlik evde değil, kalpte olur evladım..."
Bazı yaralar zamanla kapanır, bazı vicdanlar ise hiç rahat etmez.