Hamileliğinin en zor dönemlerini geçiren genç kadın, her sabah kayınvalidesinin sert müdahaleleriyle uyanıyordu. Yaşlı kadın, gelininin halsizliğini ve midesinin bulanmasını hiç umursamıyor, sabahın köründe yorganını üzerinden çekip alarak onu zorla mutfağa gönderiyordu. “Bizim zamanımızda doğuma kadar tarlada çalışırdık,” diyerek sürekli psikolojik baskı kuruyor, oğluna şikayet etmekle tehdit ederek gelinine nefes aldırmıyordu.
Bir sabah mutfakta titreyen elleriyle kahvaltı hazırlarken, genç kadın artık bu eziyete bir son vermesi gerektiğini anladı. Kayınvalidesinin bu kaba tavırlarını nazikçe konuşarak düzeltemeyeceğini biliyordu; bu yüzden ona unutamayacağı bir ders vermeye karar verdi. Küçük bir kablosuz hoparlör satın aldı ve akşam saatlerinde gizlice kayınvalidesinin odasındaki havluların arasına sakladı.
Gece karanlık çöktüğünde planını devreye soktu. Telefonundan yönettiği hoparlörden önce hafif fısıltılar, ardından rüzgar uğultusu ve uzaklardan gelen bebek ağlaması sesleri açtı. Odasında korkuyla uyanan kayınvalidesi, evin içinde kimin olduğunu anlamaya çalışarak titreyen bir sesle seslendi. Gelin ise odasında hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi derin uykudaymış rolü yapıyordu.