
Ona PIN'i söyledim. Ama sonrasında, tek bir saniye bile pişman olmadığım bir şey yaptım.
Hemen gitti, memnun, teşekkür bile etmeden. Gözlerimi kapattım ve banka bildirimini bekledim. Para çekildiğini görür görmez — neredeyse tüm maaşım, annesinin yeni telefonunu almak için gitmişti — kalktım, telefonumu aldım ve polisi aradım.
— Kartım çalındı, dedim sakin bir şekilde. — Param rızam olmadan alındı. Evet, parayı alan kişinin adresini biliyorum. Evet, ifade vermeye hazırım.
Birkaç saat sonra kaynanam tam evinde, elinde benim paramla aldığı telefonla tutuklandı. Karakola götürüldü, orada "oğlum izin verdi" diye ağlamaya çalıştı. Ama kart benim adıma. Ödeme — rızam olmadan. Yasal olarak — saf hırsızlık. Şimdi para cezası ya da cezai kovuşturma riski var.
Ve kocam... Kocam öfkeyle eve döndü, annesinin hayatını mahvettiğim diye bağırıyordu.
Sessizce eşyalarını topladım, bavulu kapının yanına koydum ve:
— Üç yıldır benim sırtımdan yaşadın. Yeter. Git anneni kendin geçindir, dedim.
Ve kapıyı suratına kapattım.