Ayağa kalktım. İçimdeki çocuk, ilk kez bir cevaba sahipti. Eksik, yarım ama gerçek bir cevaba.
“Konuşmamız bitmedi,” dedim.
Adam başını salladı. “Bu kez gitmeyeceğim.”
Kokpite döndüm. Ellerim kumandalara uzanırken artık titremiyordu. Uçağı piste indirirken hissettiğim şey sadece profesyonel bir gurur değildi. Aynı zamanda yıllardır aradığım bir parçanın yerine oturmasıydı.
Tekerler piste değdiğinde kabinde alkış koptu.
Bu kez duydum.
Park pozisyonuna geçtiğimizde derin bir nefes aldım. Hayatım boyunca gökyüzüne bakıp birini aramıştım. Meğer o da aynı gökyüzüne bakıp beni arıyormuş.
Bazen insanın ailesi onu terk etmez. Hayat, yolları zorla ayırır.
Ama kader… aynı uçağa yeniden bindirebilir.