
Murat, adamın sözleri karşısında bir an duraksadı. İçindeki öfke, yerini utangaç bir meraka bıraktı. Elif babasına dönüp heyecanla,
“Baba, Kemal Amca bana okumayı öğretiyor! Bak, ‘a’ harfini öğrendim!” dedi.
Murat, kızının mutluluğunu görünce yumuşadı. Evsiz adamın yüzündeki samimi gülümsemeyi fark etti. “Siz… Elif’e okuma mı öğretiyorsunuz?” diye sordu.
Adam başını eğdi.
“Elimden bir şey gelmez sanıyordum ama kitaplar hâlâ elimde. Bir zamanlar Türkçe öğretmeniydim. Kendi talihsizliğim yüzünden bu hâle geldim. Ama fırsat bulduğum herkese bir şeyler öğretmek… hayatta kalmamı sağlıyor sanırım.”
Murat’ın içi burkuldu. Birkaç saniye konuşamadı. Elif’in küçük parmakları hâlâ kitabın satırlarını takip ediyordu.
“Öğretmen misiniz…?” diye tekrarladı Murat, fısıltıya yakın bir sesle.
Adam gülümsedi. “Eskiden. Ama mesleğimi hiçbir zaman bırakmadım, sadece öğrencilerim değişti.”
Murat, o an adamın gözlerinde yıllardır kimsenin görmediği değerli bir şey fark etti: Sevgiyle öğretmenin gücü. Kızına dönüp, “Dersini bitirdin mi bakalım?” dedi.G'rsele ilerlyn devamı digr syfada..