Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

İki küçük kız, tren garında soğuktan donmak üzere olan evsiz bir kadına yaklaştı; birkaç dakika sonra babaları kadının yüzünü gördü… ve olduğu yerde kaldı.

Yazar: admin • 22.03.2026 02:27

Kar, tren garının üstüne sessizce çökerken herkes bir an önce sıcak bir yere ulaşmanın telaşındaydı. İnsanlar başlarını eğmiş, ellerini ceplerine sokmuş, birbirine çarpmadan hızla geçip gidiyordu. Ama kimse, beton bir direğe yaslanmış genç kadını fark etmiyordu. Sanki o, bu dünyanın bir parçası değilmiş gibiydi.

Emine, ince battaniyesine daha sıkı sarıldı. Nefesi buhar olup havaya karışıyor, titremesi durmak bilmiyordu. Çıplak ayakları buz gibi zeminde donmuş gibiydi. Bir zamanlar sıcak bir evi, düzenli bir işi, umut dolu bir hayatı vardı. Ama şimdi… sadece hayatta kalmaya çalışıyordu.

Tam o sırada iki küçük kız yaklaştı. İkisi de pembe montlar giymiş, birbirinin aynısıydı. Gözlerinde merak ve endişe vardı.

“Abla… burada mı kalıyorsun?” diye sordu biri.

Emine başını kaldırdı, zorla gülümsedi. “İyiyim,” dedi, ama sesi titriyordu.

“İyi değilsin,” dedi diğer kız. “Çok üşüyorsun. Ayakkabın bile yok…”

Uzaktan bir adamın sesi duyuldu. “Kızlar! Hadi buraya gelin.”

Ama kızlar yerinden kıpırdamadı.

Adam birkaç saniye sonra yanlarına geldi. Üzerinde pahalı bir palto vardı, bakımlıydı, bu soğuk ve sert ortamda fazlasıyla yabancı duruyordu.

“Özür dilerim,” dedi kızlara uzanarak. “Sizi rahatsız etmemeleri gerekirdi—”

Cümlesi yarıda kaldı.

Gözleri Emine’nin yüzüne kilitlendi.

Rengi soldu. Sanki zaman durdu.

“Emine…?” diye fısıldadı.

Emine’nin kalbi bir an duracak gibi oldu. Bu sesi tanımaması mümkün değildi.

Başını biraz daha kaldırdı. Göz göze geldiler.

“Serkan…” dedi, neredeyse duyulmayacak kadar kısık bir sesle.

İkizler şaşkınlıkla babalarına baktı. “Baba, onu tanıyor musun?”

Serkan cevap veremedi. Gözlerinde yalnızca şaşkınlık yoktu; suçluluk, pişmanlık ve yıllardır bastırdığı bir şey vardı.

Bir süre kimse konuşmadı. Kar yağmaya devam etti.

“Sen… burada ne yapıyorsun?” diye sordu sonunda Serkan.

Emine acı bir gülümsemeyle başını eğdi. “Gördüğün gibi… yaşıyorum.”

Serkan’ın yüzü gerildi. “Bu hale nasıl geldin?”

Emine gözlerini kapattı. “Sen gittikten sonra her şey dağıldı. İşimi kaybettim. Evimi kaybettim. Tutunacak kimsem kalmadı.”

Serkan bir adım geri çekildi. Sanki duydukları ona ağır gelmişti. “Ben… ben her şeyin yolunda olduğunu sanıyordum.”

Emine hafifçe başını salladı. “Sen öyle sanmak istedin.”

Kızlar sessizce onları izliyordu. Ne olduğunu tam anlamasalar da bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorlardı devamı icin sonrki syfaya gecinz...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress