
Ölüm cezasına çarptırılan bir adamın, son günlerini yaşarken etrafındakileri hem duygulandıran hem de şaşırtan son bir isteği vardı: sadık köpeğini son kez görmek. Bu, evcil hayvanına basit bir veda değil, iki ruhu, onu hapseden parmaklık ve zincirleri aşan bir bağla birleştiren derin ve duygusal bir andı. Yetkililer, başlangıçta bu alışılmadık istek karşısında tereddüt etseler de, sonunda adamın isteğini yerine getirmeyi kabul ettiler. O kader gününde, buluşma sadece bir vedadan çok daha fazlasıydı; koşulsuz sevgi ve anlayışın bir araya gelişiydi. Durumun ciddiyetini anlayan köpek, adama nazik bir tavırla yaklaşarak, bildiği tek yolla teselli verdi.g'rsele ilerlyn devamı sonrki syfada..