
Ziyafet günü geldiğinde saray olağanüstü bir hareketlilik içindeydi. Altın işlemeli tabaklar, buhuru tüten nefis yemekler, uzak diyarlardan getirilen meyveler sofrayı süslüyor; sarayın mutfak ağaları, bu misafirlik için günlerdir hazırlık yapıyordu. Ancak tüm bu ihtişamın ardında sadece Şahruh’un bildiği gizli bir plan vardı.
Padişah, Nimetullah Efendi’nin hikmetli sözüne karşı içten içe bir merak ve kuşku taşıdığından, mutfak görevlilerine gizlice talimat vermişti. Sofrada helal ve temiz yemeklerin yanı sıra, fark edilmeyecek kadar küçük bir kapta, şüpheli bir kaynaktan gelen — helalliği kesin olmayan — bir yiyecek bulunacaktı. Bu yemek yalnızca Nimetullah Efendi’nin önüne konacaktı. Amaç; onun gerçekten haramdan korunup korunmadığını sınamaktı.g'rsele ilrlyn devamı sonrki syfada..