O akşamı çok net hatırlıyorum. Serkan her zamankinden çok daha erken eve gelmişti. Sessizdi, gergindi. Sanki her şeyi önceden planlamış gibiydi ve benim yapabileceğim tek şey onu dinlemekti. Eşyalarını duvara dayadı, karşıma oturdu ve annesinin artık yalnız yaşayamayacağını söyledi. Doktorlara göre felçten sonra sürekli bakıma ihtiyacı vardı. Başka çare yoktu, bizimle yaşayacaktı.
O an içimde bir şeyler koptu. Hayatımın artık asla eskisi gibi olmayacağını o saniye anladım. Evliliğimiz boyunca gözyaşlarımın çoğunun sebebi bu kadındı ama bunu kimse görmezdi. Nermin Hanım sesini yükseltmez, bağırmaz, tartışmazdı. Hep sakin, hep anlayışlı görünürdü. Dışarıdan bakıldığında o fedakâr anne, ben ise her şeyden şikâyet eden nankör gelindim. Ama o akşam kayıtları izlediğimde, tüm bu sessizliğin arkasındaki canavarı gördüm.
Kamerayı kurduğum üçüncü günün akşamıydı. Serkan dışarıda bir arkadaşıyla buluşacağını söylemiş, Nermin Hanım ise odasında "bitkin" bir halde yatıyordu. Dizüstü bilgisayarımı açtım, derin bir nefes aldım ve o meşhur "oynat" tuşuna bastım.
Görüntü başladığında içimi bir ürperti kapladı. Ben evden çıkar çıkmaz, yatakta aylardır kıpırdamadan yatan Nermin Hanım, sanki bir mucize olmuş gibi doğruldu. Hiçbir titreme, hiçbir güçlük yoktu. Yatağın kenarına oturdu, terliklerini giydi ve aynanın karşısına geçip saçlarını düzeltti. Yüzündeki o donuk ifade gitmiş, yerine sinsi bir memnuniyet gelmişti.
Asıl şoku, Serkan eve "erken" geldiğinde yaşadım. Serkan içeri girdiğinde annesinin ayakta olduğunu görünce şaşırmadı bile. Aksine, mutfak masasına oturdular ve Serkan çantasından bazı evraklar çıkardı. Sesleri net geliyordu:
"Anne, doktor arkadaşım raporu hazırladı. 'Bilişsel yetilerini tamamen kaybetmiş, bakıma muhtaç' yazıyor. Eğer Derya'yı bu evde biraz daha baskı altına alırsak, sonunda evi ve birikimlerini bana devredip gitmekten başka çaresi kalmayacak. Her şey senin üzerine olacak, sonra da ben senden devralacağım."
Nermin Hanım kahkaha attı. O güne kadar duyduğum en soğuk sesti bu. "Aptal kız," dedi. "Ona kendisini deliymiş gibi hissettirmek o kadar kolay ki... Bugün anahtarlarını sakladım, yarın da ilaçlarını içmediğini iddia edeceğim. Serkan, bu iş çok uzamasın, dizlerim bu yalan yüzünden gerçekten ağrımaya başladı."
O an her şey netleşti. Bu sadece bir aile dramı değil, titizlikle hazırlanmış bir dolandırıcılık planıydı. O gece bir an bile uyumadım. Sabah olduğunda, onlar daha uyanmadan avukatımı aradım ve gerekli kanıtları buluta yedekledim.
Akşam Serkan işten geldiğinde kapının önünde valizlerini gördü. Yanında da Nermin Hanım'ın eşyaları vardı. Kapıyı aralayıp sadece videoyu izlettim. Serkan’ın yüzü kireç gibi oldu, kekelemeye başladı. Nermin Hanım arkadan gelip yine o "felçli" pozuna bürünmeye çalışınca, ona sadece "Bitti Nermin Hanım, tiyatro kapandı," dedim devamı sonrki syfda...