Eve her dönüşümde huzursuz olmaya başlamıştım.
Bir gün komşum beni durdurdu ve hayatımın en garip cümlesini kurdu:
“Evinizde her gün bir adam bağırıyor. Öğlen saatlerinde.”
Şaşkındım. Çünkü yalnız yaşıyordum.
Her sabah evden çıkıyor, işe gidiyor, akşam dönüyordum.
Başta önemsemedim ama içime bir kurt düştü.
O gece neredeyse hiç uyuyamadım.
Ertesi gün işe gitmemeye karar verdim.
Komşular beni görsün diye evden çıktım, arabayı çalıştırdım, sonra sessizce geri döndüm.
Yatak odasında yatağın altına saklandım.
Saatler geçmek bilmedi.
Ve saat 11:20’de kapı açıldı.
Tanımadığım bir adam kendi anahtarıyla içeri girdi.
Evin içinde sanki yıllardır orada yaşıyormuş gibi dolaştı.
Sonra alçak ve sinirli bir sesle konuştu.
Ve adımı söyledi.
O an o “yabancının” kim olduğunu anladım…
Ve keşke hiç öğrenmeseydim.
Kalbim o an göğsümden çıkacak gibiydi.
Nefesimi tuttum. Yatağın altındaki karanlık, sanki üzerime doğru daralıyordu.
Adam birkaç saniye hareketsiz kaldı. Sonra derin bir iç çekti.
— Her gün aynı şey… diye mırıldandı.
— Hiçbir şeyi yerli yerinde bırakmıyorsun.
Ayak sesleri yatağın etrafında dolaştı. Yorganın ucuna dokunduğunu hissettim. Gözlerimi kapattım. Zaman durmuş gibiydi.
Sonra…
Beklemediğim bir şey oldu.
Adam aynanın karşısına geçti.
Ve konuşmaya başladı.
Ama bu kez bana değil…devamı sonrki syfda..