Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
Eşime ve kızıma buketler almak için çiçekçiye girdim

Eşime ve kızıma buketler almak için çiçekçiye girdim

Yazar: admin • 16.12.2025 14:13

"Şimdi beni iyi dinle. Dükkânındaki en taze, en canlı, sarısı güneşi kıskandıracak mimozaları istiyorum. Hepsini çıkar. Ayrıca şu köşedeki beyaz güllerden de koca bir demet hazırla. En güzel kurdelelerinle, en özenli paketinle saracaksın."

Kızın gözleri fal taşı gibi açıldı. "Ama beyefendi, o kadar çiçek dünya kadar para tutar..."

Cüzdanımdan kredi kartımı çıkarıp tezgâha koydum. "Parası seni ilgilendirmez. Sen işini yap, ama bu sefer layıkıyla yap."

Kız, az önceki kibrinden tamamen sıyrılmış, mekanik bir itaatle hareket etmeye başladı. Dükkânın en güzel köşesinden, sapsarı, mis kokulu, puf puf mimozaları kucak dolusu tezgâha yığdı. Yanına beyaz gülleri ekledi.

O sırada yaşlı adama döndüm. Şaşkınlıktan donakalmış, bir bana bir de çiçeklere bakıyordu.

"Neden mimozalar?" diye sordum usulca. "Özel bir anlamı olmalı."

Gözleri uzaklara daldı, dudaklarında acı ama bir o kadar da şefkatli bir tebessüm belirdi.

"Rahmetli eşim..." dedi, sesi bir iç çekiş gibiydi. "Bugün bizim evlilik yıl dönümümüz evladım. Elli yılı devirecektik yaşasaydı. Mimozalara aşıktı. 'Onlar baharın müjdecisi, umudun rengi' derdi. Her yıl dönümümüzde ona bir dal da olsa mimoza götürürdüm. O gideli beş yıl oldu ama... Ben geleneğimi bozmadım. Bugün mezarına götürecektim."

Boğazım düğümlendi. O kaba saba kızın "paran yok" diye aşağıladığı bu adam, cebindeki son kuruşuyla, toprağın altındaki sevdiğine baharı götürmek istemişti. Aşkın, vefanın ve onurun parayla ölçülemeyeceğini bundan daha güzel ne anlatabilirdi?

Satıcı kız paketi hazırlamıştı. Devasa, göz kamaştırıcı bir buket olmuştu. Kızın yüzünde bile, yaptığı işin güzelliğinden kaynaklanan bir anlık hayranlık ifadesi belirdi. Paketi bana uzattı.

Buketi aldım, o muhteşem kokuyu içime çektim ve iki elimle saygıyla yaşlı adama uzattım.

"Bu sizin için beyefendi. Eşinizin yıl dönümü kutlu olsun. Eminim bu güzel çiçekleri görünce, o da en az sizin kadar mutlu olacaktır."

Yaşlı adamın gözlerinden yaşlar boşaldı ama bu seferki acıdan değil, minnettarlıktandı. Buketi kucağına aldı. Çiçekler o kadar çoktu ki, zayıf gövdesi neredeyse arkasında kaybolmuştu. Yüzü, mimozaların sarı ışığıyla aydınlandı. O an, kapıdaki yorgun ihtiyar gitmiş, yerine gençliğindeki kadar vakur, âşık bir delikanlı gelmişti.

"Evladım..." dedi, sesi titreyerek. "Ne diyeceğimi bilemiyorum. Hızır gibi yetiştin. Allah senden razı olsun. Bana sadece çiçekleri değil, insanlığa olan inancımı da geri verdin."

Eğilip, o kırışık, emektar elini öptüm. "Asıl siz bana çok büyük bir ders verdiniz efendim. Güle güle gidin."

O, dükkândan çıkarken arkasından baktım. Adımları daha dik, başı daha yukarıdaydı. Kucağındaki sarı bahar bahçesiyle caddede ilerlerken, insanlar dönüp ona ve taşıdığı güzelliğe bakıyordu.

Dükkânda kızla baş başa kaldık. Bana sipariş ettiğim kendi buketimi uzattı. Yüzü kıpkırmızıydı, başını yerden kaldıramıyordu.

"Borcum ne kadar?" diye sordum soğuk bir şekilde.

Meblağı söyledi. Kartı uzattım, şifreyi girdim. Fişi alırken gözlerinin içine baktım.

"Umarım bugün, sattığın çiçeklerden daha değerli bir şey öğrenmişsindir," dedim. "İnsanların dış görünüşüne, cebindeki paraya bakıp yargılama. Bazı ceketlerin altında, senin hayal bile edemeyeceğin kadar büyük hazineler, büyük yürekler saklıdır."

Cevap veremedi, sadece başını sallamakla yetindi.

Dükkândan çıktığımda hava kararmıştı ama benim içim aydınlıktı. Eşime ve kızıma götüreceğim buket elimdeydi ama o günkü asıl hediyeyi ben almıştım. O yaşlı adamın onurlu duruşu, vefası ve o son bakışındaki minnet, hayatım boyunca aldığım en güzel dersti.

Eve yürürken gülümsüyordum. Bazen en güzel alışveriş, para harcamadan yapılandır; birine saygısını geri vermektir.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress