
Ülkenin tanınmış iş insanlarından Kemal Arslan, yıllar boyunca büyük bir servet elde etmişti. Sahip olduğu imkânlar sayesinde karşılaştığı her sorunu çözmeye alışmıştı. Ancak altı yaşındaki kızı Elif’in hastalığı, onun için tamamen farklı bir sınav oldu.
Elif, yaşıtlarına göre sakin bir çocuktu. Çok koşmaz, çabuk yorulurdu. Aile bunu başta önemsemedi. Ancak zamanla Elif’in nefes alırken zorlandığı, geceleri sık sık öksürerek uyandığı fark edildi. Bir sabah aniden nefessiz kalması üzerine acilen hastaneye götürüldü.
Yapılan tetkikler sonucunda Elif’e ileri seviyede bir akciğer hastalığı teşhisi kondu. Doktorlar durumun ciddiyetini gizlemedi. Uygulanan tedavilere rağmen akciğerlerin yeterince çalışmadığını, enfeksiyonun ilerlediğini söylediler. Birden fazla uzman görüşü alındı ve hepsi aynı noktada birleşti:
Elif’in en fazla üç ayı vardı.
Bu sözler Kemal Arslan için yıkıcıydı. Kızının yaşı daha altıydı. Henüz okula bile başlamamıştı. Dünyanın farklı ülkelerinden doktorlarla görüşüldü, özel tedavi yöntemleri araştırıldı. Ancak her öneri aynı cümleyle bitiyordu: “Yapılabilecekler sınırlı.”
Elif haftalarca hastanede kaldı. Ardından evde bakım sürecine geçildi. Sürekli oksijen desteği alıyor, çabuk yoruluyor, çoğu zaman konuşmak bile istemiyordu. Evde herkes büyük bir sessizlik içindeydi.
Bu süreçte evin en arka planında kalan kişi, yıllardır Arslan ailesinin yanında çalışan Zehra adlı hizmetçiydi. Zehra, Elif’i bebekliğinden beri tanıyordu. Onun bu hâlini gördükçe içi rahat etmiyordu. Doktorların verdiği süreyi duyduğunda kimseyle tartışmadı ama kendi bildiği şekilde Elif’e yardımcı olmaya karar verdi.
Kemal Arslan’dan izin alarak Elif’le daha yakından ilgilenmeye başladı. Öncelikle çocuğun gün boyu kapalı bir odada kalmasını istemedi. Doktorların yasaklamadığı ölçüde, odasını düzenli olarak havalandırdı. Elif’i yatağa tamamen bağlı tutmak yerine, kısa sürelerle oturmasını sağladı.
Zehra, Elif’e oyun gibi görünen basit nefes alıştırmaları yaptırıyordu. Balon şişirme, yavaşça mum üfler gibi nefes verme gibi yöntemlerle çocuğun farkında olmadan akciğerlerini kullanmasını sağladı. Yorulduğunda hemen durduruyor, asla zorlamıyordu.