"DOĞUM GÜNÜM İÇİN BANA BAYATLAMIŞ BİR PASTA VERİR MİSİNİZ?" FAKİR KIZ YALVARIYOR....
Bir gün, İstanbul'un kalabalık sokaklarında, küçük bir kız çocuğu cılız bir sesle bir pastaneye girdi. "Doğum günüm için bana son kullanma tarihi geçmiş bir pasta verir misiniz?" diye sordu. Kenan Soyka, bu lüks pastanenin sahibi, işinin başında oturuyordu. Kızın isteği, onu derinden etkiledi. O an, hayatının en önemli anlarından birine tanık olacağını bilmiyordu.
Küçük Elif, annesiyle birlikte bayat bir pastayı paylaşmak istiyordu. Kenan, bu masum isteğin kalpleri nasıl iyileştirebileceğini düşündü. Elif'in gözlerindeki umut ve çaresizlik, Kenan'ın kalbini sızlattı. Meral Hanım, pastanenin müdürü, Elif'e sert bir şekilde yanıt verdi: "Burası aşevi değil, git başka yerden iste." Ancak Kenan, Elif'in gözyaşlarıyla dolu yüzüne bakarak, bir şeylerin değişmesi gerektiğini hissetti.
Meral, Elif'e bir parça çikolatalı pasta vermeyi kabul etti. Elif, bu hediye karşısında gözleri parlayarak, "Çok teşekkür ederim!" dedi. Kenan, Elif'in mutluluğunu görünce, içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. O an, Elif'in hayatında bir dönüm noktası olabileceğini düşündü.
Elif’in “Çok teşekkür ederim!” deyişi pastanenin içindeki havayı bir anlığına yumuşattı. Kız, küçük elleriyle pastayı sanki kırılacak bir şeymiş gibi dikkatle tuttu. Kapıya yönelirken başını bir kez daha çevirip Kenan’a baktı; o bakışta hem minnet vardı hem de acele… Sanki gecikirse, elindeki mutluluk geri alınacakmış gibi.
Kenan, kızın arkasından birkaç adım attı. Sesini alçaltarak, “Dur… adın ne senin?” dedi.
Kız ürkekçe durdu. “Elif…” diye fısıldadı.
“Doğum günün bugün mü?”
Elif başını salladı. “Evet. Annem… annem bekliyor.”
Kenan’ın içinden bir şey koptu. Bu cümle normalde sıradan bir cümle olmalıydı. Ama “annem bekliyor” derken Elif’in gözleri, yıllarca büyüklere yakıştığını sandığımız o yorgun bakışla doluydu. Kenan bir an Meral’e baktı. Meral’in yüzünde, “Yeter, uğraşma” diyen sert bir ifade vardı.
Kenan yine de eğildi. “Eviniz nerede? İstersen devamı sonrki syfda…