Avrupa basınında yer alan iddialara göre Berlin yönetimi, İran ile süregelen çatışmalara yönelik stratejisini netleştirmeye çalışıyor. Alman hükümetinin önünde iki temel senaryo olduğu belirtiliyor:
Doğrudan Askeri Katılım: Çatışmalara bizzat dahil olmak.
Müttefiklere Destek: Lojistik, istihbarat paylaşımı ve askeri teçhizat desteği sağlayarak müttefiklerin yanında yer almak.
Berlin’in bu seçenekleri değerlendirdiği bir süreçte, Türkiye’nin dengeleyici rolü bir kez daha ön plana çıktı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede Erdoğan, çatışmaların sadece Orta Doğu’yu değil, küresel güvenliği de doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Almanya’nın savaşa dahil olma ihtimaline yönelik dolaylı bir uyarı niteliği taşıyan görüşmede Erdoğan, tarafların barış odaklı temaslara yönelmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, bölgede kalıcı sükunetin ancak tarafların diyalog zeminine dönmesi ve çatışmayı tırmandıracak adımlardan kaçınmasıyla mümkün olacağını belirtti.
28 Şubat’ta İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılar, bölgeyi büyük bir ateş çemberine sürükledi. İran’ın, bölgedeki ABD üslerine ve İsrail’e füze saldırılarıyla karşılık vermesiyle tırmanan krizde, her iki tarafın da ağır kayıplar verdiği bildiriliyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin bu gerilimde nasıl bir saf tutacağı, önümüzdeki günlerde küresel siyasetin ana gündem maddesi olmaya devam edecek.