Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Bütün emekli maaşımı verip okuttuğum oğlum, zengin karısının lafına bakıp beni bayram sabahı “Evimizde fazlalıksın” diyerek kapı dışarı etmişti

Yazar: admin • 26.03.2026 18:26

Selma sessizce onları izliyordu. O da bu hikâyenin bir parçasıydı. Belki en çok hakkı olan da oydu.

Oğlum gözlerime baktı.
“Anne… Biz hata yaptık.”

Bu cümleyi duymayı yıllardır bekliyordum. Ama duyduğumda içimde beklediğim rahatlama olmadı. Sadece derin bir yorgunluk hissettim.

“Üç yıl,” dedim yavaşça. “Üç yıl boyunca bir kez aramadın beni.”

Başını eğdi.
“Utanıyordum,” dedi.

“Şimdi utanmıyorsun demek,” dedim.

Sustu.

Selma o anda konuştu.
“Utanç bazen geç gelir,” dedi sakin bir sesle. “Ama geldiğinde insanı değiştirir mi, asıl mesele o.”

Gelinim Selma’ya baktı, ilk kez dikkatle.
“Sen… bu sitenin sahibi misin gerçekten?” diye sordu.

Selma hafifçe gülümsedi.
“Evet,” dedi. “Bir zamanlar sokakta bırakılmış bir çocuktum. Beni bu kadın büyüttü.”

O an gelinimin yüzündeki ifade değişti. Şaşkınlık, utanç ve biraz da korku…
“Biz… bilmiyorduk…” diye mırıldandı.

Ben derin bir nefes aldım.
“Bilseydiniz ne değişirdi?” diye sordum.

Cevap veremedi.

Oğlum ayağa kalktı.
“Anne, biz senden para istemiyoruz… Sadece… bir süre kalacak yer…”

Sözünü kesmedim. Bitirmesini bekledim.
“…ve affını istiyoruz,” dedi.

İşte en zor kısım buydu.

Affetmek… Bir annenin en güçlü ama en ağır yükü.

Selma bana baktı. Gözleriyle “Karar senin” diyordu.

Bir süre düşündüm. Sonra yavaşça ayağa kalktım. Oğlumun karşısına geçtim.

“Ben seni affetmek zorunda değilim,” dedim. “Ama kalbimde kin taşımak da istemiyorum.”

Gözleri doldu.

“Burada kalabilirsiniz,” dedim. “Ama bu bir lütuf değil, bir sınav.”

İkisi de dikkat kesildi.

“Bu evde kimse kimseye yukarıdan bakmaz. Kimse kimseyi ‘fazlalık’ görmez. Eğer bunu öğrenebilirseniz, belki bir gün gerçekten affedilirsiniz.”

Oğlum başını salladı, gözlerinden yaşlar akıyordu.
“Öğreneceğim anne,” dedi.

Selma hafifçe gülümsedi.
“Başlangıç için iyi bir yer,” dedi.

O gece, yıllar sonra ilk kez aynı çatı altında uyuduk. Ama bu kez roller değişmişti. Ben güçsüz değildim. Onlar da güçlü değildi. Hepimiz hayatın önünde eşittik.

Sabah olduğunda güneş, karın üzerine vuruyordu. Bembeyaz bir örtü… Temiz, yeni bir başlangıç gibi.

Pencerenin önünde durup dışarı baktım. İçimde bir şey fark ettim.

Bazı insanlar geç öğrenir. Bazıları hiç öğrenmez. Ama hayat, herkese bir gün öğretir.

Ve ben o gün anladım ki…
Gerçek zenginlik ne para, ne ev, ne de statüydü.

Gerçek zenginlik, kapıyı yüzüne kapatana bile bir gün kapıyı açabilecek kadar güçlü olabilmekti.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress