
Gözlerimizin önünde beliren manzara, hayal gücümüzün çok ötesindeydi. Karanlık bir köşede, terkedilmiş bir kutunun yanında bir grup insan belirdi; gözleri parlıyordu ama içlerinde hiç bir umut yoktu. Onların varlığı, o an yaşadığımız korkunun sadece bir başlangıç olduğunu hissettirdi. Hayvanın aslında sadece bir çanta çalmakla kalmadığını, bizi karanlık bir dünyanın içine sürüklediğini anladık. Bu korkunç görüntü, hayatımızda asla unutamayacağımız bir iz bıraktı. O gün, bazı şeylerin göründüğü gibi olmadığını ve korkularımızın bazen somut hale gelebileceğini öğrendik. Hızla geri dönmeye karar verdik, ama o karanlık sokağın derinliklerinde kaybolmuş bir parçamız kalmıştı. O an, hayvanların da bizden daha fazla şey bildiği ve bazen kaybolmuş bir çantanın, kaybolmuş bir ruhun kapısını aralayabileceği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldık.