
— Ne… yapıyorsun… sen? — Sesi o kadar alçak ve soğuktu ki müzik bile kendi kendine durmuş gibiydi.
Ariana'nın arkadaşları sustu. Ariana sinirle saçlarını düzeltti, kendine güvenmeye çalışarak:
— Baba, hadi ama… Şaka yapıyorduk sadece…
Ama babası onun yanından geçmiş, havuza atlamış ve Marta'yı sudan çıkarmıştı. Kadın zar zor konuşabiliyordu.
Viktor sırılsıklam ceketini çıkardı ve kızına döndü.
— Ailemiz için çalışan insanlara seni emanet etmiştim — dedi. — Ve sen onların hayatını eğlenceye mi çevirmeye karar verdin? Bizimle on yıldır yanımızda duran birini aşağıladın. Onu öldürebilirdin.
Ariana kendini savunmaya çalıştı, ama o elini kaldırdı:
— Bundan böyle her şeyi kaybediyorsun. Arabalar. Kartlar. Penthouse. Mirasın donduruldu.
— NE?! — diye haykırdı. — Bunu yapamazsın!
— Yapabilirim — diye sakin bir şekilde cevap verdi babası. — Ve yapıyorum. Yarın personel yurduna taşınıyorsun. Bugün neredeyse boğduğun insanlarla birlikte çalışacaksın. Belki o zaman insan emeğinin değerini anlarsın.
Ariana'nın arkadaşları şok içinde duruyordu. Kimse onu savunmaya cesaret edemedi.
Ve Marta, yıllardır ilk kez, adaletin gerçekten var olduğunu hissetti.