Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Beni Kısır diyerek kış günü sokağa atan kocamın

Yazar: admin • 02.04.2026 13:17

İçeri giren, Tarık'ın yıllardır en yakın dostu, sağ kolu ve iş ortağı olan Volkan'dı. Volkan son zamanlarda Tarık'la şirket hisseleri yüzünden büyük bir kavgaya tutuşmuş ve ortaklıktan olaylı bir şekilde ayrılmıştı. Gözleri adeta öfkeden alev saçıyordu. Güvenlikler onu tutmaya çalışsa da Volkan onları iterek doğrudan orkestranın bulunduğu sahneye doğru yürüdü ve mikrofonu kaptı.

Müziğin sesi aniden kesildi. Salondaki yüzlerce davetli, o ölümcül sessizliğin içinde nefesini tutmuş ne olacağını izliyordu.

"Mutlu yıllar büyük veliaht!" diye bağırdı Volkan, sesi tüm salonda yankılanırken. Sonra alaycı ve acımasız bir bakışla Tarık'a döndü. "Ne o Tarık? Soyunu devam ettirecek aslan parçanla çok mu gurur duyuyorsun? Selma'yı sırf kısır diye, sırf sana bir çocuk veremiyor diye o kış günü sokağa atarken kendini dünyanın en kusursuz erkeği sanıyordun değil mi?"

Tarık öfkeyle öne atıldı, "Kes sesini, defol buradan!" diye kükredi ama Volkan elini ceketinin iç cebine atarak oradan beyaz, kalın bir hastane zarfı çıkardı.

"Beni kovdurmadan önce şu zarfın içindekileri o çok değer verdiğin akrabalarına bir oku istersen!" dedi Volkan, zarfı Tarık'ın göğsüne doğru fırlatarak. "Senin o çok âşık olduğun, namuslu karın Cansu, senin o kibrini ve cahilliğini nasıl kullandı, bir bilsen... Cansu seninle birlikteyken benimle de birlikteydi Tarık! Çünkü o, eski eşinin değil, aslında SENİN kısır olduğunu, senin asla biyolojik bir çocuk sahibi olamayacağını çok iyi biliyordu. Senden o koca serveti koparabilmek, seni o nikâh masasına oturtabilmek için bir bebeğe ihtiyacı vardı. Ve o bebeği ona ben verdim!"

Salonda kelimenin tam anlamıyla buz gibi bir rüzgâr esti. Kadınların ağzından şaşkınlık çığlıkları döküldü, Tarık'ın bana "Kısır" diyen o kibirli annesi olduğu yere yığıldı.

Tarık'ın rengi kâğıt gibi bembeyaz olmuştu. Titreyen elleriyle yerden aldığı zarfı açtı. Zarfın içinde Cansu'nun gizlice araştırıp bulduğu, Tarık'ın doğuştan tamamen kısır olduğunu kanıtlayan o eski tıbbi rapor ve o masum çocuğun yüzde 99.9 ihtimalle Volkan'a ait olduğunu gösteren yepyeni bir DNA testi duruyordu.

Cansu çığlık atarak Tarık'ın kollarına yapışmaya çalıştı, "Yalan söylüyor! İnanma ona, o bir iftiracı!" diye ağlıyordu ama her şey çok açıktı. Tarık, kibrinden ve cahilliğinden dolayı beş yıllık evliliğimiz boyunca bir kez bile doktora gidip test yaptırmaya tenezzül etmemiş, faturayı doğrudan bana kesmişti. Cansu ise onun bu kör kibrini fark etmiş, acımasız bir planla onu en zayıf noktasından vurup tam iki yıl boyunca koca bir yalanın içinde ayakta uyutmuştu.

Ertesi gün bütün şehir bu skandalla çalkalandı. O gösterişli hayatları, koca servetleri saniyeler içinde yerle bir oldu. Tarık, hayatının en büyük utancıyla baş başa kaldı; inandığı, güvendiği her şey koca bir yalan çıkmıştı.

Bana gelince... Ben bu haberi, eşimle birlikte evimizin balkonunda sabah kahvemizi içerken aldım. Şefkatli, merhametli ve beni ben olduğum için seven harika bir adamla evlenmiştim. Ve o haberin geldiği an, elimde kendi tahlil sonuçlarımla eşime gülümsüyordum. Çünkü on haftalık hamileydim. Hayat, beni o kış günü o karların içine atan adamı kendi inşa ettiği yalan cehennemine mahkûm ederken; bana sabrımın, gözyaşlarımın ve dürüstlüğümün en güzel, en masum ödülünü vermişti.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress