Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok

Babamın cenazesinden sonra açgözlü üvey annem, çocukluğumun geçtiği evi terk etmem için bana 24 saat verdi. Ama banyo lavabosunun altına bantlanmış halde bulduğum şey, onu bir anda bembeyaz kesti.

Yazar: admin • 13.03.2026 21:45

Babamın cenazesinden sonra açgözlü üvey annem, çocukluğumun geçtiği evi terk etmem için bana 24 saat verdi. Ama banyo lavabosunun altına bantlanmış halde bulduğum şey, her şeyi değiştirdi.

19 yaşındayım. Geçen kışa kadar hayatımın en büyük acısının, beş yaşındayken annemi kaybetmek olduğunu düşünüyordum. Annemin ölümünden sonra babam ve ben birbirimize tutunarak yaşamıştık. O küçük evde büyüdüm; her duvarında, her köşesinde anılar vardı.

Sonra babam da öldü.

Cenaze günü insanlar gelip başsağlığı dilerken üvey annem Ceren’in yüzünde garip bir ifade vardı. Üzgün görünmeye çalışıyordu ama gözlerinde başka bir şey vardı: hesap. Babamın mezarına son kürek toprak atılmadan önce bile evi satmaktan söz etmeye başlamıştı.

Cenazeden birkaç gün sonra mutfakta karşıma dikildi.

“Eşyalarını toplamak için 24 saatin var,” dedi soğuk bir sesle. “Yarın emlakçı geliyor.”

Sözlerini anlamakta zorlandım. “Ne demek istiyorsun? Ben burada yaşıyorum.”

Yavaşça gülümsedi. O gülümseme insanın içini ürpertiyordu.

“Burada yaşamanın sebebi babanın izin vermesiydi,” dedi. “Ama ev artık benim. Ölmeden önce evi bana devretmesi için onu ikna etmeyi başardım.”

Sanki mideme yumruk yemiştim. Babam böyle bir şey yapmazdı. Ama elimde kanıt yoktu.

O gece odama kapanıp eşyalarımı toplamaya başladım. Çocukluğumun geçtiği o evde her eşya bir anıyı hatırlatıyordu. Kutulara doldurduğum her şey sanki bir parçamı da alıp götürüyordu.

Banyonun önünden geçerken bir an duraksadım. Birden çocukluğumdan kalma bir anı zihnime düştü.

Annem öldükten sonra babam küçük bir gelenek başlatmıştı. İşe gitmeden önce banyo lavabosunun altına küçük sürprizler bantlardı. Bazen bir şeker, bazen birkaç bozuk lira, bazen de küçük bir not. Sabah dişlerimi fırçalarken bulmam için.

Yıllarca bunu yaptı.

Bu bizim küçük sırrımızdı.

Babamın öldüğü sabah ise hiçbir şey düşünememiştim. Lavabonun altına bakmayı bile akıl etmemiştim.

Kalbim sıkıştı. Diz çöküp dolabı açtım. Telefonumun ışığını boruların arasına tuttum.

Gerçekten de orada bir şey vardı.

Boruya bantlanmış küçük bir düğme ve katlanmış bir kağıt.

Notun üzerinde babamın el yazısıyla adım yazıyordu.

Titreyen ellerimle kağıdı açtım.

“Bu düğmenin ait olduğu ceketi dolabımda bul.
Astarını aç.
Sana son hediyem.
Ceren çok şaşıracak.”

Kalbim hızlandı. Babamın dolabına koştum. Eski kahverengi ceketi hemen tanıdım. Yıllarca iş toplantılarına giderken giydiği ceketti.

Mutfağa gidip bir bıçak aldım ve odama döndüm. Ceketin iç astarını dikkatlice kestim.

Tam o anda kapı açıldı.

Ceren içeri girdi.

“Ne yapıyorsun sen?” diye bağırdı.

Ben cevap veremeden astarın içinden kalın bir zarf yere düştü.

Zarfın içinden bir USB bellek, birkaç belge ve bir anahtar çıktı.

Ceren belgeleri gördüğü anda yüzü bir anda bembeyaz oldu.

“Onu bana ver!” diye bağırdı ve bana doğru hamle yaptı.

Ama ben bir adım geri çekildim.

Belgeleri açtım.

İlk sayfa bir tapu belgesiydi. Ama Ceren’in söylediği gibi değildi.

Ev, babamın ölümünden sonra benim adıma geçecek şekilde düzenlenmişti.

Altında bir de noter onaylı açıklama vardı:
“Eğer bu belgeyi okuyorsan, bazı şeylerin ters gittiğini biliyorum.”

Babamın yazısıydı.

Devamında şöyle yazıyordu:

“Ceren bir süredir beni evi üzerine devretmem için zorluyordu. Ama bunu yapmadım. Eğer sana böyle söyledi ise yalan söylüyordur. Bu belgelerin bir kopyası avukatımda da var.”

Elimdeki USB belleğe baktım devamı icin sonrki syfaya gecinz...

← Önceki
1 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: Wordpress