Guzelsozler.com
  • Son Eklenen Sözler
  • Memleket Sözleri
  • Whatsapp
  • Genel
  • Foto Galeri
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Hakkımızda

Kategoriler

Haber Kategorileri

  • Dini Sözler
  • Foto Galeri
  • Genel
  • Memleket Sözleri
  • Son Eklenen Sözler
  • Spor Sözleri
  • Whatsapp

Galeri Kategorileri

  • Galeri kategorisi yok
Ali’nin kemeri ve Zehra

Ali’nin kemeri ve Zehra

Yazar: admin • 18.12.2025 13:09

“Eskimez Ali,” dedi Zehra, gözlerinden bir damla yaş süzülürken. “Benim bağladığım kemer, benim sevdamla bağlanmıştı. O eskiyip kopmazdı. Sen o kemeri çözüp atmışsın. Kasabadaki o kadının dediği doğruymuş; sen yalnız değilmişsin oralarda. Sadece bedenini değil, bu eve ait olan ne varsa hepsini bir kenara bırakmışsın.”

Ali, Zehra’nın bu kadar kararlı ve her şeyi biliyor oluşu karşısında daha fazla direnemedi. Dizlerinin üzerine çöktü. Şehrin o parıltılı dünyasında, kendine olan saygısını, evine olan bağlılığını nasıl kaybettiğini anlatmaya çalıştı. Bir iş kazasından sonra kendisine yardım eden bir kadından, o kadının sunduğu konfordan ve kendi zayıflığından bahsetti. “Beni büyülediler Zehra, kendimi kaybettim,” diye hıçkırdı.

Zehra, bir süre Ali’nin bu perişan haline baktı. Anadolu kadınının o vakur duruşuyla elini Ali’nin beline attı ve o parlak tokalı kemeri tek bir hamlede çözüp yere fırlattı. Kemer, tozlu toprağa düştüğünde çıkan ses, sanki bir bağın kopuşu değil, sahte bir hayatın yıkılışı gibiydi.

“Bu evde, bu toprakta yabancıya yer yok Ali,” dedi Zehra. Gitti, sandıktan o eski, yıpranmış ama tertemiz olan kemeri çıkardı. Ali’nin yanına gelip onu ayağa kaldırdı. Ali’nin gözlerinin içine bakarak, bu kez sevda değil, bir ders verir gibi kemeri beline doladı. Ama bu sefer sıkıca bağlamadı.

“Kemer belde durur Ali, ama insanı ayakta tutan kemer değil, verdiği sözdür. Ben bu kemeri şimdi buraya bırakıyorum. Eğer bu kapıdan içeri sadece benim kocam olarak gireceksen, o kemeri kendi ellerinle, o kadının elinin izini silerek bağla. Yok eğer gönlün o parlak tokanın peşindeyse, yolun açık olsun.”

Zehra arkasını dönüp eve girdi. Ali, avlunun ortasında elinde eski kemeriyle yapayalnız kaldı. Güneş batarken, köyün üzerinden bir rüzgar geçti. Ali, o an anladı ki; arzu sadece tenin birbirine değmesi değil, bir insanın ruhuna, evine ve aslına duyduğu o onurlu sadakatmiş.

Ertesi sabah köylüler Ali’yi tarlada gördüğünde, belinde o eski, yıpranmış kemer vardı. Ama bu sefer kemer sadece pantolonunu değil, Ali’nin yeniden kazandığı haysiyetini ve Zehra’ya olan o küllerinden doğan aşkını tutuyordu. Zehra ise pencereden ona bakarken, ocağa odun attı; artık o evde fırtına dinmiş, yerini sessiz ama derinden yanan bir sevdaya bırakmıştı.

← Önceki
2 / 2
Sonraki →

© 2026 Guzelsozler.com. Tüm hakları saklıdır.

Oluşturma: WordPress