
Savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunduğunu belirten Özer, bir sonraki duruşmanın 23 Ocak 2026’da yapılacağını açıkladı.
“Kimse umutsuzluğa kapılmasın. İddia makamının mütalaası sürecin ruhuna aykırı olsa da mahkemenin vereceği karar önemlidir.
Ben barış süreci olduğu için değil, tamamen suçsuz olduğum ve bir örgüt üyesi olmadığım için bu dosyadan beraat edeceğime inanıyorum.”
“Hukuka Güven Yeniden İnşa Edilmeli”
Özer, açıklamasında yalnızca kendi davasına değil, Türkiye’deki adalet sistemine duyulan güvene de dikkat çekti.
“Hukuka uygun bir karar verilmesi sadece benim için değil, toplumun adalete olan inancı açısından da hayati önemdedir.
Hukuk devletini yeniden tesis etmek zorundayız.”
“Barış En Önemli Gündemimdir”
Tutukluluk koşullarına rağmen barış ilkesinden vazgeçmediğini ifade eden Özer, “12 metrekarelik bir hücrede dahi olsam savunmalarımı barış diliyle yapmaya devam edeceğim” dedi.
“Barışa kavuşma arzumuz demir parmaklıkları aşan bir güçtür.
Toplumun beklentisi karşılanmalı, siyasi operasyonlardan vazgeçilip hukuka ve demokrasiye dönülmelidir.”
“Demokrasi Sadece Sandıktan İbaret Değil”
Esenyurt Belediye Başkanı, açıklamasının sonunda demokrasi ve ifade özgürlüğüne vurgu yaptı:
“Demokrasi sadece sandıkla sınırlı bir kavram değildir.
Adaletin, hukukun ve ifade özgürlüğünün teminat altına alındığı bir düzende mümkündür.
Türkiye’nin geleceği barışın ve hukukun egemenliğinde şekillenmelidir.”
Özer’in bu açıklamaları, hem yerel yönetim çevrelerinde hem de kamuoyunda geniş yankı buldu.
Destekçileri, sosyal medya üzerinden “adalet”, “barış” ve “hukuk devleti” vurgularının altını çizerek dayanışma mesajları paylaştı.